Yazar ve Anlatıcı İkileminde Lolita Romanının Şahıs Kadrosunun İncelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, RUS DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Mahmut Kaya

Danışman: Sevinç Üçgül

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Vladimir Nabokov'un Lolita romanı yayınlandığı tarihten itibaren hem üslubu hem de içeriği açısından çok tartışılmış, çeşitli ülkelerde bir taraftan eleştirilmiş, diğer taraftan en çok satan kitaplar arasına girmiştir. Fakat romanla ilgili ahlakîlik tartışması hiç bitmemiştir. Aslında bu tartışmaların kaynağında yazar Vladimir Nabokov'un kalemini başkahraman Humbert'e teslim ederek ona okuyucuyu ikilemde bırakacak, kendisi ile ilgili nihai bir hüküm vermesini zorlaştıracak bir üslup, anlatım stratejisi benimsetmiş olması yatmaktadır. Yine aynı şekilde romandaki tüm şahısları ancak Humbert'in bize açtığı pencereden analiz edebiliyoruz. Bu yüzden Humbert'in satırlarını okurken Nabokov'un aslında bu satırlarda ne anlatmak istediğini düşünmek zorundayız. Aksi takdirde romanda anlatılan her şeyle ilgili Nabokov'un değil Humbert'in bakış açısını benimsemiş olacağız. Humbert roman karakterlerini kendi genel stratejisine hizmet edecek şekilde betimlemektedir. Fakat metnin asıl yazarı olan Nabokov romanın görünürdeki mesajlarının arkasına kendi örtülü mesajlarını yerleştirmiştir. Bu mesajların her zaman örtüşmediğini görmekteyiz. Örneğin Humbert herhangi bir yargıda bulunurken, belirli sözlerle herhangi bir şeyi ifade ederken aynı sözlerle yazarın ifade etmek istediği tamamen farklı hatta Humbert'in kastettiğinin zıddı olabilir. Nabokov, bir yazar olarak romanda Humbert'in anlatımındaki satırlar arasından konuşmayı başarmıştır. Humbert bir tacizci ve katil olarak Nabokov'un kullanımına verdiği dili kullanma yeteneğiyle okuyucuda bir tiksinti uyandırması gerekirken tuhaf biçimde dili ve üslubu savunma aracına dönüştürerek, bir anlamda okuyucunun sempatisini kazanmayı başarmaktadır. Bu nedenle yazar ve anlatıcı ikileminden yola çıkarak bir bakış benimsemek yazarla anlatıcının farklı olduğunu tüm roman boyunca akılda tutarak değerlendirme yapmak romanı doğru yorumlamak için son derece önemlidir. Lolita ilk göründüğünden çok daha fazlası olan karmaşık bir metindir. Bu yüzden Lolita'da benimsenen en az iki boyutlu anlatım izlemine tam bir hakimiyet sağlanmadan onun konusu ve şahıslarıyla ilgili varılacak herhangi bir yargı yanıltıcı olacaktır. Çalışmamızda Lolita romanında tüm unsurların anlaşılmasında anahtar nitelikte olan Humbert karakteri analiz edildikten sonra, yazar ve Humbert ikileminde, Humbert'in güvenilmez bir anlatıcı olduğu göz önünde tutularak romandaki diğer şahıslarla ilgili analizler yapılacaktır. Bu analizler öncelikle diğer tüm etkilerden arındırılmış biçimde, sadece Lolita romanının metninden yola çıkılarak yapılacaktır. Daha sonra ikincil bir yaklaşım tarzı olarak metin dışı kaynaklardan, diğer yazar ve eleştirmenlerin şahıslarla ilgili fikirlerinden faydalanılmak suretiyle bir karakter analizi yapılmaya çalışılacaktır. Amacımız güvenilmez anlatıcı Humbert'in maksatlı söyleminin etkisini çözümlemek onun yargı ve kanaatlerinin etkisinden kurtularak romandaki şahıslarla ilgili kurgusal gerçekliğe daha yakın bilgiler elde etmektir.