Bedenin Ezoterik Yolculuğu: Performans Sanatı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, RESİM ANASANAT DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL KANTAR
Danışman: Aygül Aykut
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Performans sanatı, 1960'lı yıllarda ortaya çıkan, izleyicinin önünde canlı olarak icra edilen bir sanat biçimidir. Performans Sanatı, belli bir izleyici kitlesi önünde eyleme dökülen, bedenin kullanılarak sergilendiği olmayan bir sanat biçimidir. Performans sözcüğü, 'gösterme/sergileme' anlamına gelmektedir. Happening (oluşum) olarak adlandırılan bu etkinlikler; genel bir açıklamayla, izleyicinin karşısında canlı olarak icra edilen bir sanat biçimidir. Performans sanatı metinden bağımsızdır. Sadece kayıt altına alınarak arşivlenen bir sanat biçimidir. Öncelikle Performans sanatının Performatif kavramıyla olan ilişkisi incelemeye alınmıştır. Performatif kavramı, dilsel sözcelemlerin olayı anlatmakla kalmayıp eylemlerin gerçekleştirildiğini, gözlemleyici sözcelemlerin dışında, edimsel sözcelemlerin de olduğunu keşfetmesiyle, bu sözcelemlerin özgönderimsel ve dile getirilen sosyal gerçekliği oluşturmasıyla yeni bir gerçeklik yaratması ile anlatılmak istenen düşüncedir. Performans sanatında bir gösterge olarak bedenin, kavramsal düzeyde ortaya çıkan durumlarını hem kavramsal temelleriyle hem de bu temellerin göstergelerini taşıyan sanat pratikleri bütününde inceleyerek performans sanatının etki alanlarını, stratejileri ve varsa yöntemleri incelenmiştir. Bu doğrultuda "performans sanatı" ve "performatif" kavramının bir temsil olarak göstergesel düzlemde taşınması özellikle "bellek ve kimlik" iletiminde, içsel bir farkındalık oluşturma temelinde bir ifade biçimi ya da bir anlatım biçimine dönüşme yolundaki rolleri hakkında tespitlerde bulunulmuştur. Bedenin bellek ve kimlik iletimi bir ifade biçimi olarak incelendiğinde performans sanatı kapsamında karşımıza çıkmaktadır. Performans ve performatif eylemleri iç ve dış gerçekliğimizi sorgulayarak kavramsal bağlamda anlamlandırmaya yönelik felsefi bir v araştırmaya olanak sağlamaktadır. Tam bu noktadan yola çıkarak inisiyasyon kavramını beden bağlamında bir araya getiren zihin, ruh, travma, yaratıcılık, varoluş, inisiyatik ve iç çalışma kavramları, kavramsal sanat kapsamında incelenmiştir. Bu inceleme doğrultusunda yukarda bahsedilen kavramları bir yöntem olarak performans sanatına dahil ettiğimiz zaman kavramların kesişim noktaları çağdaş sanat kavramlarında birleşir. Performans eyleminin ilk örnekleri 1920-30 yıllarında Sürrealizm ve Fütürizm akımlarında, body sonrasında da Jackson Pollock'un aksiyon resimleriyle karşımıza çıkmaktadır. Bu süreç, Fluxus, Body Art, Happening oluşumlarına kadar uzanmaktadır. 1960 sonrasında Kavramsal Sanat bünyesinde varlığını sürdürmeye devam etmiştir. Kavramsal sanatta temsil durumlarının sanat pratiklerinde bir inisiyasyon nasıl ortaya çıktığı, beden olgusu ve ifade biçimleri dahilinde, gösterge, sembol ve kavram başlıkları altında sanatçı örnekleriyle incelenmiştir. Aydınlanma çağından bu yana felsefe alanında yapılan kuramsal çalışmalar, ruh ve beden arasındaki ilişkinin sanatla kesişen yollarını anlamada oldukça etkilidir. Bedenin tarihsel süreçteki farklı tanımlamaları incelenmiştir. Bedenin, çağdaş sanatta bir temsil-gösterge, temsil-sembol, temsil-kavram ilgileriyle sanat nesnesi durumuna gelme süreci yine sanatçı örnekleriyle ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Sonuç olarak Performans sanatı, beden olgusu ve bedenin ifade biçimini ritüalistik bir araç olarak kullanarak, insan bedeni ve ruh arasında kurduğu bağlamlarla düşünce ruh, travma, yaratıcılık, varoluş, aktarım ve iç çalışma gibi kavramları ortaya koyan sanatsal açılımların tamamıdır. Bu çalışma ile yukarda bahsedilen performans sanatının ruhsal etki yaratma alanları incelenmiştir. Araştırmanın temel bulguları literatür taraması yönteminden elde edilmiş olup, eser analizlerinde göstergebilimsel incelemenin olanaklarına başvurulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, Beden nesnesi, performans sanatında ruhsal etki yaratma alanlarının dışında tarihte Ritüalistik bir araç olarak da varlığını sürdürmeye devam etmiştir.