OSMANLI DÖNEMİNDE KIRAAT İLMİ VE EĞİTİMİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZAFER ÇUKURLU

Danışman: Ömer Özbek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kıraat ilminin XXI. yüzyılda ülkemize ulaşmasında Osmanlı önemli bir halkayı teşkil etmektedir. Bu nedenle çalışmamızın konusu; Osmanlı'da kıraat ilmi ve eğitimi alanında yaşanmış hadiseleri ana hatlarıyla ele almak, değerlendirmek ve bunların günümüze olan izdüşümlerini tespit etmek olmuştur. Çalışmamızda bu sürecin önemli bazı detaylarını açmak ve ulaşabildiğimiz kaynaklarda var olan diğer gelişmeleri de gün yüzüne çıkarmak konumuzun kapsamını belirleyen ana unsurdur. Ecdadımızın bütün İslâmi ilimlerin kaynağı hükmünde olan ve onlardan mukaddem olan Kur'ân-ı Kerîm ve kıraat ilmine sunmuş olduğu hizmetleri insanların istifadesine sunmak temel hareket noktamız olmuştur. Cebrâil'den (as) Hz. Peygamber'e (sav) indirilmesiyle başlayan, sahâbe-i kirâm'dan tâbiîn'e onlardan da sonraki nesillere tevâtür yoluyla nakledilen Kur'ân ve kıraati, Osmanlı döneminde de gereken ihtimamı görmüştür. Osmanlı Sultanları ve devlet adamları, üzerlerine düşen vazifeyi eksiksiz yerine getirmişlerdir. Kıraat ilminde mütehassıs olan âlimleri ülkemize dâvet ederek hizmet alanı sunmuşlardır. Yıldırım Bayezid (ö. 1389/1403) döneminde İbnü'l-Cezerî (ö. 833/1429), Bursa'ya dâvet edilmiştir. Bu dönemde Yıldırım Bayezid Dârü'l Kurrâ'sı açılmış ve kendisi yüksek bir maaşla, Reîsü'l-Kurrâ unvanı ile buraya atanmıştır. II. Murad (ö. 855/1451) döneminde Molla Gürânî (ö. 893/1488), Kânûnî (ö. 974/1566) döneminde, Ahmet el-Meysirî (ö. 1006/1597), Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa (ö. 1102/1691) döneminde ise Ali el-Mansûrî (ö. 1134/1722) İstanbul'a gelerek kıraat alanında hizmet etmişlerdir. Kıraat ilmi, devletin idare sınıfı ile ülemâ sınıfının omuzlarında yükselerek neşr-ü nemâ bulmuştur.