Aile hekimlerine başvuran hastalarda uykusuzluk prevalansı ve depresyon ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN BAL

Danışman: SELÇUK MISTIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AİLE HEKİMLERİNE BAŞVURAN HASTALARDA UYKUSUZLUK PREVALANSI VE DEPRESYON İLİŞKİSİ ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, aile hekimlerine başvuran hastalar arasında uykusuzluk prevalansını belirlemek ve uykusuzluk ile depresyon belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Uykusuzluk ve depresyon, sıkça karşılaşılan ve birbirleriyle yakından ilişkili sağlık sorunlarıdır. Aile hekimleri, hastaların ilk başvurduğu sağlık profesyonelleri olarak, bu ilişkiyi doğru bir şekilde anlayıp tedavi etmekte önemli bir rol oynamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışma, Kayseri'deki aile sağlığı merkezlerine başvuran 870 hastayı incelemektedir. Örneklem büyüklüğü %95 güven aralığında 267 olarak hesaplanmıştır. Veri toplamak için anket, Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ve Beck Depresyon Envanteri kullanılacaktır. Katılımcılar, aile sağlığı merkezlerine başvuran ve gönüllü olan hastalar arasından rastgele seçilecektir. Etik onay Erciyes Üniversitesi ve Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nden alınmıştır. İstatistiksel analizler SPSS ve Graphpad Prism ile yapılacak, p < 0,05 anlamlılık düzeyi kabul edilecektir. Bulgular: Bu çalışma, Kayseri'deki Aile Sağlığı Merkezlerine başvuran 870 katılımcı üzerinde yapılmıştır. Katılımcıların çoğunluğu kadın (%54,4) ve yaş ortalaması 41,58'dir. Ortalama depresyon puanı 11,32 olup, kadınlar ve düşük gelirli bireylerin depresyon puanları daha yüksektir (p<0,001). Depresyon ve uyku kalitesi arasında anlamlı bir pozitif ilişki bulunmuştur (p<0,001).Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılarak katılımcıların uyku kalitesi değerlendirilmiş ve ortalama PUKİ puanı 5,33 (ss: 3,44) olarak belirlenmiştir. Katılımcılar %32,4 iyi uyuyanlar, %24,0 kötü uyuyanlar olarak sınıflandırılmıştır. Kadınlar, alkol kullananlar, kronik hastalığı olanlar ve düşük gelirli bireyler daha kötü uyku kalitesi bildirmiştir. Yaş ile uyku kalitesi arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, depresyon puanları ile uyku kalitesi arasında güçlü bir pozitif ilişki saptanmıştır. Sonuç: Depresyon, sık görülen bir ruhsal bozukluk olup, aile hekimlerine başvuran hastalarda yaygın olarak uykusuzlukla ilişkilidir. Uykusuzluğun depresyonla güçlü bağları, birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu konuda farkındalığın artırılmasını gerekli kılmaktadır. Bu doğrultuda, sağlık çalışanlarına yönelik eğitimlerin artırılması ve düzenli aralıklarla tekrarlanması önemlidir. Depresyon belirtileri gösteren hastalarda uyku düzeninin titizlikle değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması tedavi sürecini olumlu yönde etkileyecektir.Gelecekte, uykusuzluk ve depresyon arasındaki ilişki daha geniş örneklemlerle ve detaylı olarak incelenmelidir. Aynı zamanda, toplumun ruh sağlığını korumak ve desteklemek adına ulusal çapta etkin politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Uyku, Uyku Bozukluğu,Uykusuzluk,Depresyon, Beck Depresyon Envanteri, Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi, Aile hekimleri, Ruh Sağlığı Politikaları