Tomarza'daki Türk Dönemi mezar taşları (18-20. yüzyıl)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SANAT TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULBAKİ ÖNDER

Danışman: EYÜP POLAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türk kültür tarihinde ölüm ve defin gelenekleri, toplumsal yapı ve inanç sistemlerinin etkisiyle şekillenmiş, mezar mimarisi aracılığıyla kalıcı birer kültürel mirasa dönüşmüştür. Bu gelenekler, Türklerin yaşadığı coğrafyalarda çevresel koşullara ve inanç anlayışlarına göre farklı yorumlarla uygulanmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. İç Asya'da Türk boyları arasında gömme, yakma ve naaşı ağaca asarak tabiata bırakma gibi farklı defin biçimleri tercih edilmiştir. Özellikle Tagar Kültürü'nde naaşların yakılıp küllerinin toprağa gömülmesi yaygın hale gelmiştir. İskitlerde ise Herodot'un aktardığına göre, ölen kralın naaşı özel bir merasimle Gerrhos bölgesine taşınır, dikdörtgen formlu mezara çimen serilip ceset yerleştirilerek, üzeri kapatılıp toprakla tümsek haline getirilmiştir. Bu mezarlar genellikle nehir kenarları, dağ etekleri veya ormanlık alanlara konumlandırılmıştır. Türk mezar mimarisinde en belirgin yapı formu olan bu mezar çeşidi "kurgan"dır. Kurgan, kare ya da dikdörtgen planlı mezar odasının üzerinin toprakla örtülmesiyle oluşturulan anıtsal bir tümsektir. Göktürk döneminde çeşitlenen mezar yapıları çevresinde bark, dikili taş, balbal heykelleri ve sunaklar barındırır; bu yapılar atalara adak sunulan kutsal mekânlar olarak kullanılmıştır. İslamiyet'in kabulüyle birlikte bu gelenek türbe, kümbet ve mezar taşı gibi formlara dönüşerek Anadolu'da varlığını sürdürmüştür. Bu çalışma, Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan mezar mimarisi geleneğinin Tomarza ilçesindeki Türk dönemi mezar taşlarına yansımasını incelemeyi, bu mirasın tanıtılmasını ve belgelenerek korunmasını amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Tomarza, Türk Kültürü, Mezar Taşları.