Bacillus thuringiensis subsp. kurstaki ve Bt SY49.1 suşlarının farklı yetiştirme koşullarındaki spor kristal konsantrasyonlarının ve protein profillerinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, BİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENFAL ÇÖMLEKÇİ

Danışman: Semih Yılmaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Bacillus thuringiensis kurstaki (Btk) ve Bt SY49.1 suşlarının farklı yetiştirme koşullarında ürettikleri spor kristal konsantrasyonları ve gösterdikleri protein profilleri araştırılmıştır. Her iki suşun melas broth içeren besiyerinde, optimizasyon çalışmaları yapılan diğer besiyerlerine göre daha yüksek düzeyde hücre ürettiği ve sporlandığı gözlenmiştir. T3 besiyerinde 12 saat sonra sporlanma başlamışken melas broth ve B14 besiyerlerinde gelişen bakteriler 36'ncı saatten sonra sporlanmıştır. Hem Btk ve hem de Bt SY49.1 melas broth besiyerinde en yüksek oranda sporlanmayı ve protein üretimini pH 8 ve 9 değerlerinde göstermişken, T3 besiyerinde pH 7 ve 8 değerlerinde göstermişlerdir. Spor üretimindeki bu temayül protein üretiminde de görülmüştür. Farklı sıcaklık derecelerinde gerçekleştirilen inkübasyon sonucu en yüksek protein üretimi melas broth besiyerinde 40°C'de gerçekleşirken, T3 besiyerinde 20°C'de gerçekleşmiştir. Ayrıca bu suşların farklı sıcaklık ve pH derecelerinde sergiledikleri protein profilleri SDS-PAGE analizi ile görüntülenmiştir. Her iki suşun da düşük sıcaklıklarda (20 ve 30°C) daha çok bant verdikleri gözlenmiştir. Tüm sıcaklık dereceleri için her iki suşun düşük pH'larda daha az sporlandıkları ve daha az protein ürettikleri gözlenmiştir. Her iki suşun da düşük pH değerlerinde daha az protein ürettikleri SDS-PAGE analizi ile de doğrulanmıştır. Bt SY49.1, Btk ile kıyaslandığında 50°C'de pH 7, 8 ve 9 değerlerinde bant oluşturmuşken Btk'nin bu sıcaklık ve pH değerlerinde bant vermediği gözlemlenmiştir. Buradan Bt SY49.1'in yüksek sıcaklığa daha dayanıklı olduğu anlaşılmış ve bu durumun daha ileri protein analiz teknikleriyle de araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.