Yüksek mahkeme kararları ışığında imar kanunu madde 18 uygulaması ve iptal nedenleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Fatih Bozkurt
Danışman: Aynur Hasoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde Arazi ve Arsa Düzenlemesi, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirme, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırma, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtma ve re'sen tescil işlemlerini yaptırma uygulaması olarak tanımlanır. İmara elverişli konut alanı elde etmek amacındadır. Yapılaşma amacıyla önceden bir plan yapılmış ve uygulanmış bir bölgede, yeni gelişmeler karşısında tekrar düzenleme ihtiyacı duyulması durumunda uygulanan arsa ve arazi düzenlemeleri imar planı sınırları içerisinde mevcut durumu ile yapı yapmaya elverişli olmayan binalı ya da binasız kadastro parsellerinin, imar planları ile öngörülen kullanım ve yoğunluk kararları açısından yapılanmaya elverişli duruma getirilmesini hedefler. Bu bağlamda çalışmada imar hukukunun tanımı, tarihi süreci, kaynakları belirtilmiş ve İmar Kanunu'nda yer alan 18. maddenin açıklaması, amacı, hukuki dayanağı, uygulama alanları değerlendirilmiştir. Bu cümleden olmak üzere parselasyon işlemleri, düzenleme ortaklık payı ve özel alanlarda 18. maddenin uygulanması konuları ele alınmıştır. Nihayet 18. maddenin uygulanmasında görülen hukuka aykırılık durumları ve yargı sürecine değinilerek tez tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İmar Hukuku, Parselasyon, Arazi ve Arsa Düzenlemesi, Düzenleme Ortaklık Payı (DOP).