Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarının epidemiyolojik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LAMAN YAGUBOVA
Danışman: GAMZE KALIN ÜNÜVAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları (DYDE) çok hafif bir klinik tablolardan hayatı tehdit eden ciddi enfeksiyonlara kadar değişkenlik gösterebilir. Önemli olan hastalığın klinik şiddetini ve tanısını doğru değerlendirip, tedaviyi uygun bir şekilde planlayabilmektir. Bu çalışmanın amacı, DYDE olan hastaların demografik ve epidemiyolojik özelliklerini, tanı yöntemlerini, cerrahi veya medikal tedavi sonuçlarını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği'nde DYDE (ektima, karbonkül, selülit, erizipel, abse, nekrotizan fasiit, piyomiyozit ve diyabetik ayak enfeksiyonu) tanısı ile yatan, 18 yaş ve üzeri erişkin hastalar dahil edildi. EÜTF Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği dışında yatan, cerrahi alan enfeksiyonu olarak değerlendirilen, 18 yaşından küçük hastalar ise çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 118 hastanın %59,3'ü erkek olmak üzere yaş ortalaması 62,2±15,0 (min-max; 19-90) di. Hastaların %36,4' ünde derin DYDE görüldü. Komplike ve non-komplike olma durumları ile erkek cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki görüldü (p=0,04). En sık %40,7 oranı ile selülit'e rastlandı. Ayrıca selülit olan hastaların %16,7' sinde görülen lenfödem ve diyabetik ayak enfeksiyonu olan hastaların %22,6' sında görülen tinea pedis önemli risk faktörü olarak belirlendi. Lezyonları lokalizasyonları açısından değerlendirdiğimizde %78,8 ile sıklıkla alt ekstremitede olduğu tespit edildi. Hastalarda en sık görülen ek hastalık (%52,5) diyabet idi. DM derin (p=0,001) ve komplike (p=0,029) vakaların gelişiminde anlamlı olarak ilişkili bulundu. Olguların %45,8'inde ateş tesbit edildi. Sepsis hastaların %48,3' ünde mevcut iken, %4,0' ünde septik şok görüldü. Hipergliseminin (p=0,022) ve hipoalbumineminin (p=0,020) komplike vakalar ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu görüldü. Kültürlerde üremesi olan hastaların %66,7'si komplike olmakla birlikte sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,003). Gram pozitif bakterilerden S. aureus, gram negatif bakterilerden ise E. coli ilk sıralarda görüldü. Komplike DYDE' li hastaların %61.2' sinde komplikasyon gelişmekle birlikte anlamlı kabul edildi (p<0,05). Hastalara verilen ampirik tedaviler içinde en fazla kullanılan Ampisilin-sulbaktam (%52,5) tedavisi idi. Sonuç: DYDE gelişiminde komorbid durumların önemli risk faktörü olduğu görülmektedir. DM derin ve komplike DYDE'li vakalara eşlik etmekle beraber gelişmesinde de en sık sebeplerden biri olmaktadır. Komplike DYDE'li hastalarda tedavi değişikliği oranlarının daha fazla bulunması nedeniyle ampirik olarak kombine antibiyotik tedavisi verilmesi önerilebilmektedir Anahtar kelimeler: Deri ve yumuşak doku enfeksiyonu; toplum kökenli, sağlık hizmeti ilişkili, diyabetes mellitus, komplikasyon