Klinik örneklerden izole edilen Haemophilus türlerinin antibiyotik direnç profillerinin belirlenmesi ve moleküler karakterizasyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE HANIM YURTTAKAL
Danışman: Pınar Sağıroğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Haemophilus türleri; solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere çeşitli enfeksiyonlarda karşımıza çıkmakta ve artan antibiyotik dirençleriyle toplum sağlığını tehdit etmektedir. Bu çalışmada, klinik örneklerden izole edilen Haemophilus türlerinin doğru tanımlanması, antibiyotik direnç profilinin saptanması, beta laktam, kinolon ve trimetoprim-sülfametoksazol dirençlerinin moleküler karakterizasyonunun yapılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Merkez Laboratuvarı Bakteriyoloji Ünitesinde Haziran 2020-Aralık 2021 tarihleri arasında izole edilen 96 Haemophilus kökeni çalışmaya dahil edildi. İzolatlar XV faktör gereksinimi, MALDI Biotyper® sirius (Bruker, Almanya) ve H. influenzae Real Time PCR Tespit Kiti (Bioeksen, Türkiye) kullanılarak tanımlandı. Lam aglütinasyon yöntemi ile H. influenzae tip b ve sefinaz diskiyle beta laktamaz üretimi araştırıldı. Kökenlerin antibiyotik duyarlılıkları disk difüzyon testi, sıvı mikrodilüsyon testi/gradiyent strip test yöntemiyle belirlendi. Ampisilin dirençli kökenlerde bla TEM , bla ROB , ftsI, kinolon dirençli kökenlerde QRDR (gyrA, gyrB, parC, parE) ve trimetoprim-sülfametoksazol dirençli kökenlerde sul1, sul2 genleri PCR ile amplifiye edildi. ftsI geni ve QRDR genlerinin dizi analizi yapıldı. Bulgular: Çalışma sonuçları COVID-19 pandemisi sırasında değişen hasta ve antibiyotik duyarlılık profilini temsil etmekteydi. Kökenlerin çoğu solunum yolu örneklerinden (%94.7), erkek cinsiyetten (%68.7) ve 18 yaş üzeri (%89.5) hastalardan izole edilmişti. MALDI-TOF MS ile dört, XV ile iki izolat tür düzeyinde yanlış tanımlandı. H. influenzae'ların 12'si (%24.4) serotip b olarak bulundu. İzolatların disk difüzyon testine göre %46.8'i ampisiline, %96.8'i amoksisilin klavulanata, %76'sı siprofloksasin, %77'si trimetoprim-sülfametoksazole duyarlı bulundu. Dokuz suşun nitrosefin hidrolizi pozitif olarak bulundu. PCR ile 12 kökende blaTEM geni saptandı. blaROB geni, çalışılan hiçbir kökende saptanmadı. Beta laktam antibiyotiklere ana direnç mekanizması olarak ftsI gen mutasyonları gözlendi. Kinolon dirençli 23 kökenin hepsinde QRDR genlerinde mutasyon saptandı. Trimetoprim-sülfametoksazol dirençli 25 kökenin 22'sinde sul1+sul2, birinde ise sadece sul1 geni saptandı. Sonuç: Haemophilus türlerinin tür düzeyinde doğru tanımlanmasının, antibiyotik direnç profillerinin bölgesel ve ulusal olarak takibi ve dirence yol açan mekanizmaların saptanmasının; tedavi protokollerinin ve direnç yayılımını önlemeye yönelik politikaların oluşturulmasında önemli rol oynayacağı sonucuna varıldı.