Eski Anadolu Türkçesi Metinlerinde Ölüm (13.-14. yy.)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ebru Dilbas

Danışman: Gökçe Yükselen Peler

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Eski Anadolu Türkçesi, Anadolu ve Rumeli bölgesinde ve Oğuz-Türkmen lehçesi temelinde kurulup gelişmiş olan Türk yazı dilinin XIII-XV. yüzyıllar arasını kapsayan ilk dönemdir. Eserler bakımından zengin sayılan Eski Anadolu Türkçesi hem dil yapısı hem de Türk dili tarihindeki yeri açısından büyük öneme sahiptir. 13. ve 14. yüzyılda Anadolu'da pek çok siyasi, toplumsal olay söz konusudur. Bunlar arasında Moğol istilası, Selçuklu Devleti'nin içinde bulunduğu taht kavgası ve buhranları, toplumsal isyanlar, Babai İsyanı, tarikatların durumu gibi pek çok olay sayılabilir. Bütün bu olayların yanında bu dönemde Anadolu'da kıtlığın olması bu dönem şairlerinin üzerinde bir ölüm olgusu uyandırmıştır. Şairler yaşadıkları dönemdeki siyasi hayatın sürekli karışıklıkları karşısında dünya mutluluğundan ümidini kesmiş, bedene değil ruha, ruhi âleme çok önem veren ve onu ahirette arayan umutsuzlardır. Hür felsefi düşüncelerini sufilik perdesi altında saklamak isteyip tekkelere koşmuşlardır. Moğol istilası zamanında dünyanın faniliğinden, dünya zevklerine kapılmamak gerektiğinden, ölümü hatırlatarak bu dünyada ahiret için hazırlanmak gerektiğinden, bunun ancak ibadet, tevazu gibi dinî-ahlaki işlerle sağlanabileceğini öğüt veren dinî-sufiyane bir düşünce oluşmuştur. Ölüm, tüm Anadolu'yu sardığı gibi zihinlerde ve eserlerde de baş göstermiştir. Özellikle Yunus Emre'nin eserlerinde ölüm önemli bir yer edinir. Bu tez çalışmasında Eski Anadolu Türkçesindeki eserlerde ölüm olgusu ele alınacak ve dönemin ölüme bakış açısı ortaya konulmakla birlikte ölüm ile ilgili tüm ifadeler tespit edilecektir. Anahtar Kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, ölüm, öteki dünya