Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve otizm spektrum bozukluğu olan hastalarda glial ve miyelin belirteçlerinin araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGE NUR YILMAZ
Danışman: ELİF FUNDA ŞENER
Özet:Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), çocukluk döneminde başlayan; dikkat, yürütücü işlevler, birtakım sosyal iletişim ve tekrarlayıcı davranışlar gibi alanlarda kalıcı bozukluklar yaratan nörogelişimsel sendromlardır. Hem DEHB hem OSB'nin etiyolojisi çok faktörlüdür; genetik eğilim, prenatal ve postnatal çevresel etkiler, sinaptik gelişim bozuklukları ve nöroinflamatuar süreçlerin ortak/örtüşen roller taşıdığı düşünülmektedir. Özellikle miyelinizasyon süreçlerindeki farklılıklar, glial hücre aktivasyonu ve nöroimmün yanıtlar, OSB ve DEHB'nin patofizyolojisinde ayırt edici biyolojik eksenler olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı OSB ve DEHB tanısı alan çocuklarda glial aktivasyon belirteci olan Kitinaz-3-Benzeri Protein 1 (CHI3L1/YKL-40) ile miyelin bütünlüğünü yansıtan Miyelin Oligodentrosit Glikoprotein (MOG) ve Miyelin Temel Protein (MBP) düzeylerini inceleyerek bu biyobelirteçlerin iki bozukluk arasındaki olası nörobiyolojik farklılıkları yansıtıp yansıtmadığını değerlendirmektir. Bu çalışma, 45 OSB tanılı çocuk, 45 DEHB tanılı çocuk ve her bir grup için yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 90 kontrol grubu olmak üzere toplam 180 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Serum örneklerinden MOG, MBP ve YKL-40 düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. OSB tanılı çocuklarda serum MOG düzeylerinin hem kendi kontrol gruplarına hem de DEHB grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu artışın özellikle erkek OSB hastalarında daha belirgin olduğu saptanmıştır. MBP düzeylerinin ise OSB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük olduğu, bu düşüklüğün özellikle kız OSB hastalarında belirginleştiği gözlenmiştir. Buna karşın DEHB grubunda MOG ve MBP düzeyleri hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık göstermemiştir. YKL-40 düzeyleri açısından değerlendirildiğinde, OSB grubunda DEHB grubuna kıyasla belirgin bir artış saptanmış; DEHB grubunda ise YKL-40 düzeylerinin görece düşük ve stabil seyrettiği görülmüştür. Bu bulgular, MOG, MBP ve YKL-40'ın OSB ve DEHB'nin ayırt edilmesinde potansiyel biyobelirteç adayları olabileceğini ve gelecekte biyobelirteç temelli sınıflandırma yaklaşımlarına katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: DEHB; MBP; Mikroglia; Miyelin; MOG; Otizm; YKL-40.