Altmışbeş yaş ve üstü bireylerin mental durum ve günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Hatice Duygu Kızılçay

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Elif DENİZ ŞAFAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı 65 yaş ve üzeri bireylerde mental durum ve günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem:Bu kesitsel analitik çalışmada; Kayseri ilinde yaşayan, Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) kayıtlı olan 65 yaş ve üzeri 872 birey rastgele seçildi. Çalışma grubumuzun mental durumlarını değerlendirmek için SMMT (Standardize Mini Mental Test),temel günlük yaşam aktiviteleri için Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (GYA), Enstrümental günlük yaşam aktiviteleri için Lawton'ın Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği EGYA) ve sosyodemografik özellikleri içeren anket uygulandı. Bulgular:Çalışma grubunun yaş ortalaması 71,9±5,5, bilişsel bozukluk sıklığı %26,6 olarak saptandı. SMMT puanı ortalaması26,2±3,4, olup kadınlarda 25,4±3,7, erkeklerde 26,8±3,0 olarak saptandı. Tüm yaşlılarda EGYA puanlarına göre bağımlılıkoranı %17,6olup kadınlarda erkeklere göre %5,5 yüksek saptandı, fark istatistiki olarak önemliydi. GYA puanlarınagöre bağımlılık oranı %0,6 olup cinsiyetler arası anlamlı fark saptanmadı.SMMT veEGYA puanlarının yaş arttıkça azalma gösterdiği ancak GYA puanında değişme olmadığı saptandı. Bilişsel fonksiyon bozukluğu olanların EGYA ve GYA puanlarına göre bağımlılık oranı daha fazlaydı. Logistik regresyon analizinde ileri yaş, düşük eğitim seviyesi ve çocuk sayısının artması bilişsel fonksiyon bozukluğu için risk faktörü olarak bulunmuştur. Sonuç: İleri yaş ve düşük eğitim seviyesi bilişsel bozukluğun temel bileşeni olduğundan toplumdaki 65 yaş üzeri yaşlıların bilişsel bozukluk açısından daha erken dönemde kontrol edilmelerini öneriyoruz. Eğitim seviyesi arttıkça çocuk sayısının azalmakta olduğu bilinmekte olup artmış eğitim seviyesi bilişsel bozukluklar açısından koruyucu olacaktır. Bu nedenleentellektüel aktivitelerin özellikle geç erişkinlik döneminde arttırılması ve mevcut entelektüel aktivitenin korunması bilişsel fonksiyon bozukluğu açısından koruyucu bir önlem olarak kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler:Günlük yaşam aktiviteleri, bilişsel yetersizlik, yaşlı