Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, --, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MAHİR ARSLAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Neriman İnanç
Eş Danışman: Müge Yılmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırma; Erciyes Üniversitesi Gevher Nesibe Hastanesi Göğüs Hastalıkları Servisi'nde tedavi gören Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) olan hastalarda beslenme durumu ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Yaşları ortalama 68.76±10.85 yıl olan toplam 90 KOAH hastasının demografik verileri, beslenme durumları ve yaşam kaliteleri incelenmiştir. Beslenme durumu Nütrisyonel Risk Taraması (NRS-2002), yaşam kalitesi ise Short Form-36 (SF-36) anketi ile değerlendirilmiştir. Yaşam kalitesi ölçeği alt bileşenleri ile beslenme durumunu gösteren değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya dâhil edilen hastaların %54.4'ü erkek, %45.6'sı kadın; Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığına Karşı Küresel Girişim'inin (The Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease-GOLD) kriterlerine göre %37.8'i orta evre, %38.9'u ağır evre ve %23.3'ü çok ağır evre KOAH hastasıdır. Hastaların %44.4'ü malnütrisyon riski taşımaz iken, %55.6'sı malnütrisyon riski altındadır. Malnütrisyon riski olan hastalarda; fiziksel rol fonksiyon, ağrı, genel sağlık, emosyonel rol fonksiyon, vitalite, sosyal fonksiyon ve mental sağlık yaşam kalitesi puanlarının daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0.001). Araştırmada, malnütrisyon risk skoru ile SF-36 yaşam kalitesi alt ölçekleri olan; fiziksel fonksiyon, fiziksel rol fonksiyon, ağrı, genel sağlık, vitalite, sosyal fonksiyon, emosyonel rol fonksiyon ve mental sağlık puanları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.001). Araştırma sonucunda; KOAH hastalarında malnütrisyon riskinin yüksek olduğu ve bu durumun yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Bu hastaların beslenme durumlarının değerlendirilmesi klinik tedavi planının bir parçası olmalı ve hastalara yaşam kalitelerinin artırılması yönünde destek sağlanmalıdır.