TÜRK ROMANINDA ERKEK(LİK) KURGULARI(1923-1938)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, --, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜLENT SAYAK

Danışman: Hülya Eraydın Argunşah

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türk Romanında Erkek(lik) Kurguları (1923-1938), belirtilen yıllar arasında yayımlanmış Türk romanları üzerine odaklanan, dönemin iktidar anlayışını ve sosyopolitik panoramasını, erkekliğin bu romanlardaki temsilinden hareketle olgusal olarak sorgulayan, merkezinde edebiyat olmak üzere toplumsal cinsiyet eleştirisi, sosyoloji, siyaset bilimi ve tarih gibi alanlardan da faydalanan disiplinler arası bir çalışmadır. Çalışmada romanlardaki erkeklik temsilleri merkeze alınmış ve erkeklik kurguları söylem eleştirisi yaklaşımıyla çözümlenmiştir. Çalışma Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Erkek(lik), Erken Cumhuriyet Dönemi Sosyopolitik Panoraması: Kimlik Arayışları ve Erkeklik ile Erkeklik Yazıya Dönüşünce: Eril Tahakküm, İnkılap ve Roman başlıklarını içeren üç ana bölümden oluşmuştur. Ulus devlet ideolojisini zihinlere yerleştirme endişesi ile şekillenen dönem romanı, 'yeni hayat' fikrini erkek kahramanlar üzerinden ifade etmesiyle dikkat çekmektedir. Erkeklik temsillerinin milliyetçilik, militarizm ve modernleşme fikirleri etrafında kurgulanması ve romanların merkezinde yer alması, dönemin kimlik politikaları ile ilişkilidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadrosu gerek iktidarını meşrulaştırmak gerekse toplumsal öznelliği/alanları yapılandırmak için eril söylemine başvurmuş, toplumsal cinsiyet anlatısı dolayımıyla ihtiyaç duyduğu sembolik alanı yaratmıştır. Romanlarda savaşçılık, vatanperverlik, irade sahibi olma, reformculuk, bedensel yönden kuvvetli olma gibi özellikler etrafında inkılap değerlerinin 'ideal erkeklik' beklentileri olarak sıralandığı ve iktidarın eril tahakküm anlayışı çerçevesinde somutlaştırıldığı/üretildiği görülmüştür. Makbul erkeklik beklentilerini karşılayamamak iktidarsızlaşma korkusu ile karşı karşıya kalma, kadınsılaştırılma utancı ile yüzleşme ve ulus tahayyülünün dışına atılma biçimlerinde anlamlandırılmıştır. Dönem romanında geleneksel otoriteyi temsil eden taşra ve Osmanlı erkeklikleri; öz denetimden yoksun olma, toplumun aydınlanması önünde engel oluşturma ve devleti işgal felaketine sürükleme gibi gerekçelerle dişileştirilmiş ve ötekileştirilmiştir. Millî Mücadele'yi veren, Cumhuriyet'e giden yolu açan ve yeni rejimin reform misyonunu yüklenen kahramanlar, modern erkek kardeşliği ittifakının bir üyesi sayılmış ve yüceltilmiştir. Toplumsal düzenin tesis edilmesi ve sürekliliği inkılap erkekliği söylemi merkezinde değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Erken Cumhuriyet dönemi Türk Romanı, kimlik inşası, hegemonik erkeklik, eril tahakküm, toplumsal cinsiyet.