Birinci Basamakta Gebelerde Ambulatuvar 24 Saatlik Kan Basıncı Ölçümlerinde Kan Basıncındaki Normal Değişiklikler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Zehra Okur Köse

Danışman: Selçuk Mıstık

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hipertansiyon tanısı bulunmayan gebelerde 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü (AKBÖ) kullanılarak kan basıncı değişimlerinin değerlendirilmesi, elde edilen bulguların ofis kan basıncı ölçümleriyle (OKBÖ) karşılaştırılması ve dipper/non-dipper patern dağılımlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışma, aile hekimliği polikliniğine başvuran 50 sağlıklı gebenin katılımıyla yürütülmüştür. Çalışmaya, hipertansiyon tanısı olmayan, antihipertansif tedavi kullanmayan tekil ve ikiz gebeliği olan gebeler dahil edilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri kaydedilmiş; ardından standart protokole uygun şekilde üç ofis ölçümü yapılarak ortalama sistolik ve diyastolik değerler hesaplanmıştır. Aynı katılımcılara 24 saatlik AKBÖ cihazı takılarak gündüz, gece ve toplam ölçümler kaydedilmiştir. Dipper/non-dipper sınıflaması, gündüz ve gece ortalamaları arasındaki düşüş yüzdesine göre yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %80,6'sı 35 yaş altındaydı, %83,8'i ev hanımıydı ve tamamı evliydi. Ofis ölçümlerinde ortalama sistolik kan basıncı (SKB) 111,2±8,0 mmHg ve diyastolik kan basıncı (DKB) 72,4±9,9 mmHg iken; ambulatuvar ölçümlerde SKB 108,8±6,5 mmHg, DKB ise 64,9±5,9 mmHg olarak saptandı. Sistolik değerlerde anlamlı fark görülmezken (p=0,158), diyastolik değerlerde ofis ölçümlerinin anlamlı derecede yüksek olduğu belirlendi (p<0,001). SKB için non-dipper oranı %51,6, DKB için non-dipper oranı %35,4 bulundu. Passing-Bablok analizlerinde her iki parametre için sistematik veya oransal hata izlenmedi. Bland-Altman analizleri, ofis ve ambulatuvar ölçümler arasındaki ortalama farkın düşük olduğunu, ancak uyum sınırlarının geniş olması nedeniyle bazı bireylerde belirgin farklılıklar olabileceğini gösterdi. Sonuç: Ambulatuvar yöntem, gebelerde ofis ölçümlerine kıyasla daha düşük diyastolik değerler göstermiş ve tanısal doğruluk açısından ek fayda sağlamıştır. Özellikle sınırda kan basıncı değerleri olan veya risk faktörleri taşıyan gebelerde AKBÖ'nün birinci basamakta kullanımının tanı ve izlem süreçlerine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ambulatuvar kan basıncı izlemi, birinci basamak sağlık hizmetleri, fizyolojik değişiklikler, gebelik, kan basıncı