Subspinal cerrahi destekli minimal invaziv hızlı üst çene genişletme osteotomisinin nazal yumuşak ve sert dokulara etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NIZAMI GAYIBOV
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ahmet Emin Demirbaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yüz bölgesindeki çeşitli yapılar arasındaki uyum, büyüme ve gelişimlerinin birbirleriyle yakın bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir. Ortak duvarları paylaşan farklı bileşenlerin kemikleşme süreçleri, birbirleri üzerinde dinamik etkilere sahiptir ve bu etkileşim, boyut, şekil ve konum değişikliklerine yol açabilir. Yüz bileşenlerinde yetersiz, anormal veya orantısız büyüme meydana geldiğinde, dentofasiyal deformiteler gelişir. Dentofasiyal anomaliler ve bunların etiyolojik faktörleri arasında genetik, doğuştan gelen bozukluklar, travma, fiziksel faktörler, yetersiz beslenme, kötü alışkanlıklar ve hastalıklar yer almaktadır. Bu deformiteler maksiller gelişimi olumsuz etkileyerek sagital, vertikal ve transvers anomalilere neden olabilir. Maksiller transvers yetersizlikler gibi kraniyofasiyal iskelet anomalilerinin temel tedavi yaklaşımı, segmentlerin daha geniş bir transvers boyuta yeniden konumlandırılmasını hedefler. Maksiller deformitelerin düzeltilmesi için çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Geleneksel tedavi yöntemleri arasında Yavaş Maksiller Genişletme (YMG), Hızlı Maksiller Genişletme (HMG), Distraksiyon Osteogenezi (DO) ve Cerrahi Destekli Hızlı Palatal Genişletme (SARME) yer almaktadır. Tedavi seçimi, yetersizliğin şiddetine, iskelet olgunluğuna ve çevredeki kraniyofasiyal yapıların direncine bağlıdır. Yetişkinlerde, artan iskelet direncini aşmak ve stabil genişleme sağlamak için SARME tercih edilmektedir. Geleneksel SARME maksillayı etkili bir şekilde genişletmesine rağmen, önemli cerrahi morbiditeye, uzun iyileşme süresine ve hasta konforunun azalmasına neden olabilir. Son yıllarda minimal invaziv cerrahi destekli maksiller genişletme (MİSARME), SARME' ye alternatif olarak geliştirilmiş olup, cerrahi travmayı azaltmayı ve hasta memnuniyetini artırmayı amaçlamaktadır. Bu teknikler arasındaki temel farklar, cerrahi yaklaşımları, invazivlik dereceleri ve çevre yumuşak ve sert dokular üzerindeki etkileridir. MİSARME, daha küçük insizyonlar kullanarak kan kaybını azaltır, minimal ödem sağlar ve daha kısa iyileşme süresi sunar. Araştırmalar, MİSARME ' nin SARME' ye benzer iskelet genişleme sağlarken, genel hasta sonuçlarını iyileştirdiğini öne sürmektedir. SARME yetişkinlerde iskelet genişletme için altın standart olarak kabul edilmektedir. MİSARME gibi minimal invaziv tekniklerin gelişimi, dentofasiyal ortopedi alanında önemli bir ilerlemeyi temsil etmekte olup, hasta konforunu artırmakta ve iyileşme süresini kısaltmaktadır. Gelecekteki araştırmalar, bu tekniklerin uzun vadeli stabilitesi ve biyomekanik etkileri üzerine odaklanarak tedavi protokollerinin daha da geliştirilmesine yardımcı olmalıdır. Bu çalışma, SARME ile MİSARME yöntemlerinin kan kaybı, operasyon süresi, ağrı, ödem, nazal yumuşak dokular ve sert dokular üzerindeki etkilerinin araştırılması ve hasta memnuniyetine olan etkilerinin karşılaştırılmasını amaçlamaktadır. Çalışmanın hipotezi MİSARME ' nin SARME' ye kıyasla daha iyi hasta sonuçları sağlayacağı yönündedir. İstatistiksel olarak anlamlı bulgular, MİSARME ' nin SARME' ye kıyasla daha az kan kaybı (p 0.05), SARME grubunda anlamlı farklar saptanmıştır (p < 0.05).Bununla birlikte, her iki tekniğin de maksiller iskelet genişlemesi açısından benzer sonuçlar sağladığı, ancak MİSARME 'nin daha az cerrahi morbidite ve daha hızlı iyileşme ile avantaj sunduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, minimal invaziv cerrahi tekniklerin geleneksel cerrahi tedavi yaklaşımlarına alternatif olarak önemli bir gelişme sunduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonuçları, MİSARME tekniğinin SARME'ye kıyasla daha az invaziv bir yöntem olarak öne çıktığını ve hasta konforunu artırırken cerrahi travmayı azalttığını göstermektedir. Küçük insizyonlar ve diseksiyonlar sayesinde kan kaybı ve ödemin daha az olduğu, ayrıca iyileşme sürecinin daha hızlı olduğu sonucuna varılabilir. Bununla birlikte, MİSARME ' nin iskeletsel genişleme açısından SARME ile benzer sonuçlar sağladığı görülmüştür. Bu bulgular, minimal invaziv tekniklerin dentofasiyal cerrahi alanında önemli bir ilerleme sunduğunu ve hasta memnuniyetini iyileştirerek klinik uygulamalarda tercih edilebilirliğini artırdığını ortaya koymaktadır. Gelecekte, bu yöntemlerin uzun vadeli stabilitesi ve biyomekanik etkilerinin daha fazla araştırılması, tedavi protokollerinin daha da optimize edilmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Cerrahi Sonuçlar; Cerrahi Yardımlı Hızlı Maksiller Genişletme (SARME); Hasta Sonuçları; Minimal İnvaziv Hızlı Maksiller Genişletme(MİSARME); Minimal İnvaziv; Subspinal Osteotomi.