Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma amaçları kapsamında ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğin değerlendirilmesi: Gelişmişlik düzeyine göre ülkelerin analizi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İKTİSAT ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇETİN ÜNEN
Danışman: FAİK BİLGİLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sürdürülebilir kalkınma, genelde çevresel açıdan ele alınan bir konsept olmasına rağmen, bu konseptin aslında ekonomik, sosyal ve çevresel olmak üzere üç ayrı boyutu bulunmaktadır. Global olarak, tüm ülkeler sürdürülebilir kalkınma hedeflerine erişmek için çeşitli stratejiler ve politikalar benimsemektedir. Bu çalışmada da sürdürülebilir kalkınmanın on yedi amacına ülkelerin ulaşması adına ne gibi stratejiler ve politikalar izlemesi gerektiği konusunda öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bunun için ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre Düzeltilmiş Net Tasarruf, Yeşil Net Ulusal Hasıla, İnsani Gelişme Endeksi, Mutlu Gezegen Endeksi, Ekolojik Ayak İzi ve Çevresel Performans Endekslerinin bağımlı değişken olduğu panel kantil regresyon tahmin yöntemi ile analizler gerçekleştirilmiştir. Böylece farklı sürdürülebilir kalkınma hedefine etki eden endekslerin farklı kantillerinde az gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için ekonomik, sosyal ve çevresel boyut ile ilgili alabilecekleri politika kararlarında öncülük edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın sonunda her ülkenin gelişmişlik seviyesine göre endekslerin farklı kantil düzeylerinde farklı bağımsız değişken üzerinden politikalar belirleyerek SKA'lara ulaşma hedeflerini gerçekleştirebilecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Hatta her ülkenin belki de kendi içinde bölgelerinin kendi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma konusunda eylem planı ve programlarını oluşturmalarının daha gerçekçi bir çözüm olacağı düşünülmektedir. Çünkü her ülkenin kendine özel doğal kaynağı, insan kaynağı, farklı jeopolitik konumu, farklı coğrafi şartları, farklı ticaret bağlantıları, farklı üretim kabiliyeti ve birçok farklılıklarının bunulduğu düşünüldüğünde 2030 sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşma konusunda her ülkenin kendine özel politikalar oluşturması ve uygulamaya koymasının daha doğru olacağı düşünülmektedir.