Tavşanlarda maksiller sinüs tabanı yükseltilmesinde kemik grefti ile birlikte uygulanan lokal salım gösteren bifosfanatların yeni kemik oluşumundaki etkilerinin histomorfometrik ve mikro-bt ile incelenmesi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN YILMAZ

Danışman: Ahmet Emin Demirbaş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kemik ve kalsiyum metabolizmasının çeşitli hastalıklarının tedavisinde sıklıkla kullanılan bifosfanatlar kemik rezorbsiyonunu güçlü bir şekilde engellemektedirler. Bifosfonatların lokal ve sistemik olarak kemik grefti ile uygulandığında rezorbsiyon miktarını azalttığı ve yeni kemik oluşumunu artırdığını gösteren çalışmalar mevcuttur. Literatürde maksiller sinüs tabanı yükseltilmesi (MSTY) ile eş zamalı bifosfanatların lokal olarak uygulandığı çalışma bulunmamaktadır. Sistemik uygulanan bifosfonatlar çeşitli komplikasyoları da yanında getirmektedir ve lokal uygulama bu tür işlemlerde daha güvenlidir, fakat uygulandığı bölgede tutunması ve etkisi tartışmalıdır. Bu noktada bifosfonatların lokal uygulandığı çalışmalara baktığımızda ilaç direkt olarak kemik grefti ile karıştırılıp herhangi bir formülasyon yapılmadan uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı lokal salım gösteren sodyum alendronat (Sigma Aldrich, St. Louis, Missouri, ABD) yüklü poli(laktik-ko-glikolik asit) (PLGA) mikrokürelerinin geliştirilmesi ve tavşanlarda MSTY'nde deproteinize sığır kemik (DSK) grefti (0.25-1 mm kansellöz parçacıklı, Cerabone, Botiss, Zossen, Germany) ile eş zamanlı uygulanması sonucu elde edilen yeni kemiğin mikro bilgisayarlı tomografi (mikro-BT) (SkyScan-1272, Bruker, Kontich, Belçika) ve histomorfometrik analizlerinin yapılarak, yeni kemik oluşumuna ve rezorbsiyonuna olan etkisinin araştırılmasıdır. Bu çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiş olup, birinci aşamada laboratuvar ortamında boş ve alendronat yüklü PLGA mikroküre formülasyonları geliştirilerek karakterizasyon çalışmaları yapıldı. İkinci aşamada ise 32 adet Yeni Zelanda cinsi erişkin dişi tavşanda MSTY işlemi yapıldı. Her grupta 8 adet tavşan yer aldı. 1. grupta (kontrol grubu) sadece DSK grefti, 2. grupta DSK grefti ve 8 hafta boyunca günlük 150 μgr/kg dozunda subkutan olarak sistemik alendronat, 3. grupta DSK grefti ve literatürde tariflenen şekli ile formüle edilmemiş 1 mg/ml lokal alendronat karışımı ve 4. grupta DSK grefti ve 1 mg alendronata karşılık gelen PLGA mikrokürelerin 1 ml salin ile elde edilen karışımı lokal olarak uygulandı. Tüm gruplardaki denekler 8. haftada sakrifiye edilerek yeni kemik oluşumu, rezorbsiyon miktarı, kemik yoğunluğu, kemik hacmi ölçümleri için dental volumetrik tomografi (DVT) (Newtom 5G, Verona, İtalya, 2005), mikro-BT ve histomorfometrik analizleri yapıldı. DVT ölçümlerinde kemik yapım-rezorbsiyon yüzdeleri gruplar arası karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Mikro-BT sonuçlarında kemik mineral yoğunluğu (BMD) değeri lokal salım gösteren alendronat grubunda kontrol grubuna göre anlamlı bir şekilde artış gösterdi (p=0,007). Yeni kemik hacmi (BV), yeni kemik hacmi/doku hacmi (BV/TV) parametreleri ise sistemik alendronat grubunda diğer gruplara göre artış gösterdi (p<0,05). Mikro-BT'deki yeni kemik fraksiyonu (p=0,241) ve histomorfometrik analizdeki yeni kemik yüzdesi (p=0,242) lokal salım gösteren alendronat grubunda daha fazla bulundu. Histomorfometrik analiz sonucunda ise yeni kemik fraksiyonu değeri, gruplar arasında karşılaştırıldığında en yüksek değer lokal salım gösteren alendronat grubunda çıktı (p=0,030). Sonuç olarak lokal salım gösteren alendronatın kemik kalitesi ve yoğunluğunu artırdığı, rezorbsiyonu azaltıp yeni kemik oluşumuna katkı sağladığı görüldü. Anahtar Kelimeler: deproteinize sığır kemiği, alendronat, maksiller sinus tabanı yükseltilmesi, tavşan, lokal ilaç salımı, kemik rezorbsiyonu, yeni kemik oluşumu, poli(laktik-ko-glikolik asit) (PLGA), kontrollü salım.