HİPOFİZ ADENOMLARININ AGRESİVİTE VE İNVAZYON YAPMA ÖZELLİKLERİNİN RADYOLOJİK, HORMONAL, KLİNİK VE HİSTOPATOLOJİK MARKERLARLA DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilim, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET KÜÇÜK

Eş Danışman: Figen ÖZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Hipofizer makroadenomlarda total cerrahi rezeksiyon, adenomun yerleşim yeri ve etraf dokulara invazyon yapabilme kabiliyeti nedeniyle güçtür. Bundan dolayı prognoz olumsuz yönde etkilenmektedir. Çalışmanın amacı invaziv ve agresif davranış gösteren hipofiz makroadenomlarını radyolojik, hormonal, klinik ve immünohistokimyasal belirteçlerle değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda hipofiz makroadenomu nedeniyle cerrahi tedavi yapılan 70 olgu araştırıldı. Olguların 25'i kadın ve 45'i erkekti. Olgulara 75'i transsfenoidal ve 25'i transkranial olmak üzere toplam 100 ameliyat yapıldı. Yaş, cinsiyet, başvuru şikâyetleri, makroadenomun şekli, fibrotik yapısı, cerrahi yöntemler, hormonal değerler, radyolojik bulgular, patolojik sonuçlar ve immünohistokimyasal boyanma özellikleri istatistiksel yöntemler kullanılarak değerlendirildi.Bulgular: Olgularımızda makroadenomların en sık 5. dekattaki erkeklerde görüldüğünü gözlemledik. Olgularımızda gonadotropinomaların, GH salgılayan, PRL salgılayan ve multihormon salgılayan makroadenomların en sık gözlenen adenomlar idi. En sık başvuru şikâyeti görme kaybı, baş ağrısı ve akral tarzda büyüme idi. Manyetik Rezonans'ta (MR) makroadenomların daha çok asimetrik şekilli oldukları ve büyüklüğün arttıkça çevre dokulara invazyonun arttığını gözlemledik. Kavernöz sinüs invazyonu olan ve fibrotik tümör yapısına sahip olan makroadenomlarda total rezeksiyon oranının daha az olduğunu gözlemlendi. İmmünohistokimyasal çalışmalarda p53, telomeraz, ghrelin ve CD46'nın hipofiz makroadenomlarda invaziv davranışla anlamlı bir ilişki bulunamadı.Sonuç: Hipofiz makroadenomlarında prognozu etkileyen tek bir faktörden bahsetmek mümkün değildir. Cerrahın deneyiminin tedaviye olan katkısı elbette tartışılmazdır. Fibrotik tümör yapısının, uygulanan cerrahi tekniklerin, makroadenomun şeklinin, salgılanan hormon tipinin ve en önemlisi karotid sinüs invazyonunun total rezeksiyonu, dolayısıyla prognozu olumsuz yönde etkilediklerini bulduk.