OSMANLI SARAY AĞALARININ MİMARİ ETKİNLİKLERDEKİ ROLÜ (16. YÜZYIL TÜRKİYE ÖRNEKLERİ)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SANAT TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİHAL KALAFAT
Danışman: Celil Arslan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada 16. yüzyılda Osmanlı Sarayında harem ağası olarak hizmet vermiş olan kişilerin mimari etkinlikleri ortaya koyulmaktadır. Osmanlı Osmanlı Devleti'nin siyasi ve ekonomik güç odaklarından biri olan "Bâbüssaâde Ağası" ve "Dârüssaâde Ağası" makamları en erken tarihli örneklerden itibaren oldukça güçlü temsil edilmiştir. Edirne Sarayında da bulunmakla birlikte özellikle Topkapı Sarayı içerisinde güçlenmeye başlayan bu makam, Padişahın günlük yaşamını geçirdiği özel bölüme verilen Dârüssaâde'nin idaresinden sorumludur. Dârüssaâde haremlik ve selamlık olarak düzenlenmiş ikili bir şemaya sahiptir: erkeklerin ve padişah hizmetlilerinin bulunduğu "Enderun"; kadınların yaşadığı "Harem". Harem'de görevli olan bu yüksek rütbeli memurlar, padişah ve ailesiyle çok yakın bir mesai içerisinde olmaları nedeniyle, ekonomik ve siyasi yönden oldukça güçlü konumdadırlar. Bu ekonomik ve siyasi gücün getirdiği sorumluluklar içerisinde tıpkı padişahlar, valide sultanlar, paşalar gibi, saray ağaları da Osmanlı dönemi sanatsal faaliyetleri içerisinde hamilik konusunda önemli rol oynamaktadırlar. Bu sanat etkinlikleri içerisinde kamusal mimari yapıların inşası birincil konumdadır. Arşiv belgelerinden ve dönem kaynaklarından edinilen bilgiler sayesinde 16. yüzyılda 31 adet saray ağası tespit edilebilmektedir. Bunlardan 17 tanesinin mimari faaliyetlerde kurucu rol üstlendikleri anlaşılmaktadır. Konu ile ilgili yapılan çalışmalarda yükünü ortaya koyan herhangi bir veri olmaması bu araştırmanın temel problemleri arasındadır. Katalog kısmında değerlendirilen bu ağalardan çoğunluğunun mimari etkinliklerde kurucu olarak rol almaları saray ağalığı makamının önemini yansıtmaktadır. Sonuç olarak Dârüssaâde ve Bâbüssaâde ağası olarak hizmet vermiş olan kişilerin Osmanlı Mimarisi içerisindeki konumları ortaya koyulmuştur.