Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜGE GÜLCİHAN ÖNAL
Danışman: Munis Dündar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Plevra adı verilen ince zarlar, akciğerlerin dışını (viseral zar) ve göğüs boşluğunun iç kısmını (pariyetal zar) kaplar. Solunum sırasında göğüs kafesi genişledikçe akciğerlerin zarlarının birbirleri üzerinde rahatça kayabilmesine yardımcı olmak için bu seröz zarlar arasında her zaman az miktarda sıvı bulunur. Plevral efüzyon bir hastalık değildir, fakat plevra hastalıklarının en sık görülen belirtisidir. Bu durum "akciğerde su" olarak da adlandırılan, akciğerler ve göğüs boşluğu arasındaki kavitede aşırı sıvı birikmesidir. Efüzyon oluşumuna sebep olan etiyolojiler kardiyopulmoner bozukluklardan, sistemik inflamatuar durumlara, maligniteden travmaya kadar çok geniş yelpazede görülür. Bu hastalıklar sonucunda plevradaki basıncın ve mikrovasküler yapısındaki permeabilitenin bozulmasıyla aşırı sıvı birikmesi olur. Plevral efüzyon tedavi edilmesi gereken bir durumdur ve öncelikle tedavisi efüzyonu oluşturan sıvının tipini belirlemekle başlar. Klasik bir sınıflama, LDH, glukoz ve protein miktarlarının plevra sıvısı/serum oranlarına göre yapılır. Buna göre oluşan efüzyon, transuda veya eksuda olarak kategorize edilmektedir. Fakat olguların yaklaşık % 20'sinde tanı konulamamaktadır. Bu çalışma efüzyon sınıflaması için moleküler olarak yapılan ilk çalışmadır. Biz de çalışmamızda transuda ve eksuda ayrımı için, moleküler bir yaklaşımla inflamasyon cevabında başrol oynayan IL-6 geninin rolünü göstermeyi amaçladık. Bu amaç doğrultusunda; 19 transuda, 19 eksuda plevral efüzyonu olan hastaların ekspresyon seviyelerini karşılaştırdık. Bununla beraber, IL-6 geninin transkripsiyonunda düzenleyici rol oynadığı düşünülen en kuvvetli üç promotör polimorfizmlerini -174 G/C, -572 G/C ve -597 G/A; transuda ve eksuda grupları ile 33 sağlıklı kontrol ile kıyaslayarak çıkan genotiplerin transuda-eksuda ayrımındaki rolünü araştırdık. Eksuda grubundaki hastalarımızda transuda grubundaki hastalarımıza oranla IL-6 seviyeleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Polimorfizmler açısından transuda-eksuda grupları arasında anlamlı bir fark bulunamadı. Fakat transuda-eksuda hasta gruplarını, kontrol grupları ile karşılaştırdığımızda -174 G/C polimorfizmi (χ2: 13,43 p=0.009 OR:0,68 %95 CI:0.17-2.70) ve -597 G/A polimorfizmi (χ2:11,9 p=0,02 OR:0,27 %95CI:1.32-21.10) istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç olarak; transuda-eksuda ayırıcı tanısında IL-6 geninin moleküler olarak da katkı sunabileceği bir parametre olduğu gösterilmiştir. Polimorfizm çalışmalarının anlamlı çıkabilmesi için, hasta sayılarının artırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: IL-6, Plevral Efüzyon, Transuda-Eksuda, mRNA ekspresyonu, Polimorfizm