Yenidoğan konvülsiyonlarının uzun dönem nörolojik sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERRA ALÇI

Danışman: Mehmet Canpolat

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Ünitesinde 2005-2013 yılları arasında yenidoğan konvülsiyonu nedeniyle takip ve tedavi edilmiş, sonrasında en az iki yıl izlenmiş olan olguların etiyolojilerinin, risk faktörlerinin, kullanılan tedavi ve nörolojik prognozlarının araştırılması amaçlanmıştır. Bilgiler hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edilmiştir. Materyal ve Metod: 2005-2013 yılları arasında yenidoğan servisinde yatarak tedavi gören ve konvülsiyon geçiren olgular çalışmaya dahil edildi. Olguların başvuru yakınmaları, primer hastalıkları, konvülsiyon geçirme zamanları, konvülsiyon için risk faktörleri, rutin biyokimyasal ve metabolik test sonuçları, EEG bulguları, kraniyal manyetik rezonans görüntüleme bulguları, uygulanan tedaviler, klinik nöbet tipi ve tekrarlama durumları, prognozları hasta dosyalarından retrospektif olarak araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 63 olgu alındı. Bu olguların 24 (%38.1)'ü kız, 39 (%61.9)'u erkek, erkek/kız oranı 1.62 idi. Olgularda en sık (%38) klonik nöbet tespit edildi. Etiyolojik nedenlerin sıklığı değerlendirildiğinde ise %42.8 perinatal asfiksi, %25.4 neonatal hipoglisemi, %23.8 intrakraniyal kanama, %15.8 merkezi sinir sistemi enfeksiyonları, %17.5 akut elektrolit bozuklukları, %12.7 doğuştan metabolik hastalıklar, %7.9 benign yenidoğan konvülsiyonları, %4.8 serebrovasküler hastalıklar ve %4.8 serebral malformasyon varlığı belirlendi. Olguların 40'ında (%63.5) epilepsi, 42'sinde (%66.6) psikomotor gerilik, 26'sında (%41.3) görme bozukluğu, 11'inde (%17.5) işitme bozukluğu ve 10'unda (%15.8) serebral palsi geliştiği saptandı. Olguların 19'unda (%30.2) normal gelişim tespit edildi. Sonuç: Etiyolojik nedenler değerlendirildiğinde perinatal asfiksi en sık neden olarak saptandı. Epilepsi ve nörogelişimsel bozuklukların görülme oranı literatürdeki benzer çalışmalara göre daha yüksek, normal gelişime sahip çocukların oranı ise literatür verilerine yakın ancak daha düşük bir değer olarak saptandı. Bu bulgu daha fazla sayıda olgunun değerlendirileceği çok merkezli çalışmalara gereksinim olduğunu düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk, epilepsi, konvulsiyon, prognoz, yenidoğan.