Hepatosellüler karsinom modellenmiş ratlarda sorafenibin deinoksantin ile böbrek üzerindeki sinerjik etkisinin belirlenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİLGÜN KARASU

Danışman: Munis Dündar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İlaçlar ve diğer kimyasallarla maruziyet genellikle toksisite ile sonuçlanır. Özellikle kanser tedavisinde görülen nefrotoksisite tedavi açısından ciddi engel oluşturmaktadır. Diğer organlara göre böbrek iskemik ve toksik hasara karşı daha hassastır. Birçok tedavide kullanılan ilaçlar böbrek hasarı ve son dönem böbrek yetmezliğinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan antineoplastik ilaçlar mortalite ve morbite oranlarını azaltmasına rağmen hastalar böbrek yetmezliği ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu çalışma kapsamında; HSK'da in vivo koşullarda deinoksantinin, sorafenib ile birlikte kullanıldığında böbrek üzerindeki sinerjik etkisi incelenmiştir. Maddelerin uygulanması sonrası ratlardan alınan böbrek dokuları immunohistokimyasal ve moleküler olarak değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında INOS, KIM1 ve DDAH1 genlerinin ifade düzeyleri RT-PCR, yöntemiyle belirlenmiş ayrıca bu genlerin protein seviyesindeki değişimi Western Blot ve ELISA yöntemiyle incelenerek karşılaştırma yapılmıştır. Bunun yanı sıra nefrotoksisite ve böbrek fonksiyonları, SOD, katalaz, GST, MDA, TAS, TOS, BUN ve kreatin gibi bazı biyokimyasal parametrelerin; ELISA ve spektrofotometri yöntemleriyle incelenmesiyle ortaya konulmuştur. Sonuçta, KIM1, INOS ve DDAH1 ekspresyonları sorafenib uygulanan grupta artarken deinoksantinin uygulandığı grupta düştüğü görülmüştür. RT-PCR ve western blot sonuçlarını ELISA sonuçları da destekler şekilde bulunmuştur. Yine aynı şekilde biyokimyasal parametrelere bakıldığında SOD ve GST düzeyleri sorafenib tedavisiyle düşerken deinoksantin uygulandığında enzim sevilerinin yükseldiği gözlemlenmiştir. Katalaz ve MDA düzeylerinin sorafenib tedavisiyle arttığı ve deinoksantin uygulandığında ise azaldığı görülmüştür. BUN ve kreatin düzeyleri sorafenib tedavisiyle artarken deinoksantin uygulanmasıyla azalmıştır. Histopatolojik tespitler sorafenib tedavisinin TUNEL pozitif hücre sayısını artırdığını, deinoksantinin ise bu durumu tersine çevirdiğini göstermiştir. Ayrıca H&E, MT ve PAS boyama sonucunda kontrol grubuna göre deney gruplarında histopatolojik bulgular tespit edilmiş, deinoksantinin histopatolojik bulguları azalttığı gözlemlenmiştir. Düşük doz deinoksantin TAS seviyesini artırırken, TOS seviyesini azaltmış, yüksek doz deinoksantin ise TAS seviyesini azaltırken TOS seviyesini artırmıştır. Sonuçta, HSK tedavisinde kemoterapinin yan etkilerinden biri olan nefrotoksisitenin aşılmasında, yardımcı madde olarak uygun dozda deinoksantinin sorafenib ile birlikte kullanılabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Deinoksantin; Nefrotoksisite; Sinerjik etki; Sorafenib