İntestinal epitel hücrelerinde trokserutin uygulamasının Salmonella maruziyetinde inflammazom mekanizmaları üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, VETERİNER BESİN HİJYENİ VE TEKNOLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NERİMAN LÖKER
Danışman: SERHAT AL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gıda kaynaklı Salmonella enfeksiyonları, intestinal epitel hücrelerinde invazyon ve intestinal dokularda inflamatuar ve hücre ölümü yanıtlarını tetikleme kapasiteleri nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bildirilen nutrasötik bileşikler, bağırsak lümeninde konak-patojen etkileşimlerini hafifletmek için potansiyel yardımcı stratejiler olarak giderek artan bir ilgi görmektedir. Bir flavonoid türevi olan trokserutin (TRX), epitel bağışıklık yanıtlarını modüle etmeye aday bir molekül olarak dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, Salmonella-epitel etkileşimleri üzerindeki mekanistik etkisinin tam olarak belirlenmediği görülmektedir. Bu yüksek lisans tezinde, in vitro Salmonella maruziyetinde TRX'in insan epitel hücre hatlarında inflamatuar sinyalizasyon, inflammazom ilişkili yolaklar, apoptotik yanıtlar ve bakteriyel invazyon üzerindeki etkilerini sistematik olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Bu amaçla in vitro uygun koşullarda kültüre edilen insan kolorektal adenokarsinoma (Caco-2) hücre hatları Salmonella Typhimurium ATCC 13311 ile enfeksiyon çokluğu (MOI) ~50 düzeyinde enfekte edildi. Daha sonra kurgulanan araştırma gruplarında gentamisin koruma deneyi ile invaze canlı Salmonella düzeyleri kontrol ve TRX uygulanan gruplarda karşılaştırılarak TRX'in bakteriyel invazyon üzerine etkisi araştırıldı. Uygulanan TRX dozunun sitotoksik güvenliği MTT analizleri ile belirlendi. Bu iş paketlerinin yanı sıra Salmonella maruziyetinden bir saat önce araştırma grubu olarak kurgulanan hücre hatlarına TRX ön uygulaması yapıldı. Salmonella uygulamasından (post-enfeksiyon; PI) altı saat sonra hücre hatlarından total RNA ve protein örnekleri elde edildi. Total RNA izolatları transkriptom ve RT-qPCR analizlerine tabi tutuldu. Çalışmada RNA tabanlı ekspresyon analizlerinde inflammazom (NLRC4, NLRP3, CASP4 ve CASP5) ve doğal yanıt ilişkili sitokin ve kemokinler (TNF-α, NF-κB, IL-1β ve IL-18) hedef alındı. Protein lizatları ise GSDMD protein ekspresyonu ve aktivasyonu analizleri için western blotting analizlerinde değerlendirildi. Enfeksiyon sonrası aynı inkübasyon süresi sonrasında hücreler uygun şekilde elde edilerek total apoptotik yüzdelerin belirlenmesi amacıyla Annexin V/propidium iyodür boyama kullanılarak akış sitometrisi analizleri gerçekleştirildi. Tüm deneysel sonuçlarda, TRX uygulamasının, tedavi edilmemiş enfekte kontrollerle karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara yol açmadığı belirlendi (P>0.05). Transkripsiyonel analizler, doğal yanıt reseptörleri, hücre içi inflammazom sensörleri, inflamatuar sitokinler ve kaspaz genleri için kararlı ekspresyon profilleri ortaya koydu ve katlanma değişim değerleri başlangıç değerlerine yakın kaldığı gözlendi. Benzer şekilde, TRX uygulamasının PI altıncı ve 12. saatlerinde toplam apoptotik hücre oranlarını istatistiksel olarak önemli ölçüde değiştirmediği ve Salmonella'nın epitel hücrelerine invazyon düzeylerini etkilemediği belirlendi (P>0.05). Özellikle, bağımsız deneylerdeki bütüncül olarak bulguların tutarlılığı, uygulanan deneysel koşullar altında epitel inflamatuar sinyal mekanizmaları, apoptoz yanıtları veya bakteriyel invazyon üzerinde TRX'in ölçülebilir bir modülatör etki göstermediği sonucunu desteklemektedir. Bu bulgular, TRX'in Salmonella enfeksiyonu sırasında intestinal epitel hücrelerinde doğrudan immünomodülatör etki göstermediğini veya etkilerin kurgulanan deneysel dizaynda gözlenmediği düşünülmektedir. Bu hususta olası açıklamalar arasında epitel doğal yanıtın, uygulanan doz ve MOI gerekçeli oluşan enfeksiyon doygunluğu nedeniyle olabileceği görülmektedir. Gelecekteki çalışmalarda, TRX'in kompleks biyolojik ilişkileri daha yakından yansıtan koşullar altında immünomodülatör etkiler gösterip göstermediğini belirlemek için alternatif hücre hatlarında veya in vivo modellerde araştırılmasını gerekli olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, besin takviyesi-konak-patojen etkileşimlerinin mekanistik olarak temellendirilmiş bir anlayışına katkıda bulunarak fonksiyonel gıda ve enfeksiyon biyolojisi araştırmalarında titiz, çok boyutlu değerlendirmenin önemini vurgulamaktadır.