KRİTİK HASTALARDA BESLENME VE İNFLAMASYONUN PLAZMA TİAMİN VE ERİTROSİT TİAMİN DİFOSFAT SEVİYESİ ÜZERİNE ETKİLERİNİN İNCELENMESİ


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, KLİNİK BESLENME ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURHAYAT TUĞRA ÖZER

Danışman: Kürşat Gündoğan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tiamin (B1 vitamini), başlıca makrobesinlerin vücutta enerjiye dönüşmesinde yer alan glikoliz basamaklarında ve Krebs döngüsünde olmak üzere birçok metabolik yolakta kofaktör rol oynayan bir vitamindir. Kritik hastalıkta çeşitli katabolik hormonların aktivasyonuna bağlı olarak gelişen hipermetabolik durum, tiamin düzeyinde azalmaya neden olabilir. Kritik hastalara yeterli beslenme desteğinin sağlanamaması tiamin eksikliği ile sonuçlanabilir. Tiamin eksikliği, kritik hastalarda beslenme yolu ile alınan enerjinin vücutta kullanılmasını engelleyebilir. Bu durum bir kısır döngü oluşturarak tiamin eksikliğinin görülme sıklığı artar. Bunlara bağlı olarak kritik hastalarda tiamin düzeyinin belirlenmesi önemlidir. Tiamin düzeyinin belirlenmesinde kullanılan plazma tiamin analizi kritik hastalığın neden olduğu inflamasyondan etkilenmektedir. Tiamin düzeyinin belirlenmesinde kullanılan başka bir yöntem olan eritrosit tiamin difosfat (eThDP) düzeyi inflamasyondan etkilenmez ancak teknik olarak daha zor bir yöntemdir. Bu çalışmanın amaçları: kritik hastalarda, ardışık plazma tiamin ve eThDP düzeylerini belirlemek, kritik hastalarda beslenme tedavisinin ve sistemik inflamasyonun plazma tiamin ve eThDP düzeyi üzerine etkisini incelemektir. Bu çalışma prospektif olarak medikal yoğun bakım ünitesi (YBÜ)'de yapıldı. Bu gözlemsel çalışmaya 48 saat ve üzeri YBÜ' de tedavi gören, 18 yaş ve üzeri olan hastalar kabul edildi. Çalışmaya alınan hastalardan, birinci örnekleme noktasında (YBÜ'deki ilk 24 saat içinde) ve ikinci örnekleme noktasında (YBÜ kalış 7 gün olan hastalarda 7.gün) kan örnekleri alındı. Plazma tiamin ve eThDP düzeyleri, yüksek performanslı sıvı kromotografisi (HPLC) yöntemi ile analiz edildi. Kritik hastalarda eThDP düzeyinin hemoglobin düzeyine oranının (eThDP/Hb) referans aralığı 275-675 ng/g Hb olarak kabul edildi. Serum C-reaktif protein (CRP) düzeyleri türbidimetrik analiz ile belirlendi. Bu çalışmaya 50 kritik hasta dahil edildi. Örneklemin %57'si erkekti ve medyan yaşı 68.0 (interkartil (IQR): 52.5-75.5) yıldı. Hastaların en sık YBÜ yatış nedenleri, solunum yetmezliği (%28), sepsis/septik şok (%18) ve nörolojik problemler (%18) idi. Çalışma katılımcılarının ortalama Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi (Acute Physiologic Assessment and Chronic Health Evaluation II -APACHE II) skoru 12.0 (IQR: 7.0-22.0) ve ortalama Ardışık Organ Yetmezliği Değerlendirme Skoru (Sequential Organ Failure Assessment -SOFA) skoru 4.0  2.99 idi. Hastaların ortalama plazma tiamin düzeyi birinci örnekleme zaman noktasında 13.6  5.22 nmol/L, ikinci örnekleme zaman noktasında 15.2  5.06 nmol/L idi. Hastaların medyan eThDP düzeyleri birinci örnekleme zaman noktasında 188.3 (IQR: 133.7- 268.2) nmol/L ve ikinci örnekleme zaman noktasında 170.6 (IQR: 106.5- 259.5) nmol/L idi. Plazma tiamin ve eThDP düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde korelasyon yoktu (p=0.864, p=0.696). Hastaların medyan eThDP/Hb oranı birinci örnekleme zamanında 621.0 (IQR: 406.9-921.9) ng/g Hb, ikinci örnekleme zamanında 587.8 (IQR: 338.2-889.4) ng/g Hb idi. Hastaların eThDP/Hb oranına göre tiamin düzeyine bakıldığında; birinci örneklemede hastaların %12'sinde, ikinci örnekleme zamanında hastaların %18'inde düşük tiamin düzeyi vardı. Hastaların %26'sında, çalışma boyunca herhangi bir zamanda azalmış tiamin seviyesi gelişti. Hastaların YBÜ'ye kabulde CRP seviyesi medyan 135.4 (IQR: 87.9-172.1) mg/L, ikinci örnekleme zamanında medyan 103.5 (IQR: 38.1-199.9) mg/L idi. CRP düzeyi ile hem plazma tiamin hem de eThDP düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktu (tüm analizler için p>0.05). Hastalar enteral beslenme yolu ile Avrupa Klinik Nütrisyon ve Metabolizma Derneği (The European Society for Clinical Nutrition and Metabolism-ESPEN) mikronütrient rehberi önerilerine uygun tiamin alımı (2.46-2.83 mg/gün/1500 kkal) sağladı. Tüp yolu ile enteral beslenme alan hastalarda plazma tiamin ve eThDP seviyesi, oral yolla beslenen hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Yapılan çoklu lineer regresyon analizine göre "eThDP düzeyi (ng/g Hb)= 444.321 + (4.916 * Plazma tiamin düzeyi (ng/g Hb)) -(0.231 * CRP değeri (mg/L))" modeli geliştirildi (R2=0.78, p=0.020). Bu çoklu lineer regresyon temelli eşitlik, inflamasyon varlığında vücuttaki gerçek tiamin seviyesi hakkında bize fikir verebilir. Sonuç olarak bu çalışmada, hastaların yaklaşık ¼'ünde düşük tiamin seviyesi gelişti. Plazma tiamin düzeyi çalışma boyunca artarken eThDP düzeyi azaldı. Hastalarda CRP düzeyi ile hem plazma tiamin hem de eThDP düzeyleri arasında ilişki bulunamamıştır. Enteral beslenme alan hastalarda plazma tiamin düzeyi ve eThDP düzeyi, oral beslenme alan hastalara göre daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Enteral Beslenme; Eritrosit Tiamin Difosfat; İnflamasyon; Kritik Hastalık; Plazma Tiamin; Yoğun Bakım Ünitesi.