The effects of pth (1-34) and serm (raloxyphene) alone, in sequential or in combination approaches on osseointegration of titanium implants in osteoporotic rabbit model
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: FIRAS MOHSEN
Danışman: Ahmet Emin Demirbaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dental implantlar, diş protezi için yaygın ve sık kullanılan bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. Titanyum dental implantlarının klinik başarısında, hasta ile ilişkili faktörlerden biri de kemik kalitesidir. Düşük kemik kalitesi primer implant stabilitesini azaltır ve histolojik olarak kemiği etkileyerek osseointegrasyonun başarısız olmasına neden olur. Düşük kemik kalitesine neden olan hastalıklardan biri osteoporozdur. Bu çalışmanın amacı, dental implant tedavisinden sonra implantların osseointegrasyonunda karşılaşılan sorunları farmasötik ajan tedavisi ile azaltmak ve osteoporozlü hayvan modeli üzerinde başarılı bir tedavi için yeni bir yöntem oluşturmaktır. Bu çalışmada 60 adet dişi tavşanın 10'ar adet olmak üzere toplam altı gruba ayrılması planlanmıştır. Birinci grup (kontrol grubu) herhangi bir ilaç almayan ve overektomi yapılmamış hayvanlardan oluşturulmuştur. İkinci grup overektomi yapılmış ve herhangi bir ilaç almayan hayvanlardan oluşturulmuştur. Üçüncü grup overektomi yapılmış ve kombine teriparatid ve raloksifen grubu ilaç alan hayvanlardan oluşturulmuştur. Dördüncü grup overektomi yapılmış, teriparatid ve raloksifeni ardışık alan hayvanlardan oluşturulmuştur. Beşinci grup overektomi yapılmış sadece teriparatid alan hayvanlardan, 6. grup ise overektomi yapılmış sadece raloksifen alan hayvanlardan oluşmuştur. Overektomi işleminden 8 hafta sonra, titanyum dental implantlar (Bilimplant, Türkiye) tüm tavşanların her iki tibiasının proksimal metafizine genel anestezi altında yerleştirilmiştir. Daha sonra üçüncü, dördündü, beşinci ve altıncı gruplara mevcut ilaçlar belirlenen yöntemler ile verilmiş ve implant yerleştirildikten 12 hafta sonra hayvanlar sakrifiye edilmiştir. Sağ kemikten elde edilen örnekler ile histomorfometri ve mikro BT incelemeleri, sol tibial kemikten alınan örneklerle de geri çıkarma torku ve ISQ (implant stabilite testi) testleri yapılmıştır. Sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Geri çıkartma torku verilerine göre en yüksek değer (93.01±27.19 Ncm) combine ilaç verilen 3. grupta, en düşük değer (49.6±12.5 Ncm) ise osteporoz grubundan eldeedilmiştir (p=0.015). ISQ değerlerinde ise implantların ilk yerleştirildiği günde control grubunun ortalamasının (67.1) tüm gruplarınkinden daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0.05). Sakrifikasyon sonrasında ise en yüksek değer kombine ilaç alan grupta elde edilmiştir (76.6). Mikro BT incelemesinden elde edilen verilere göre ilk grubun kemik implant kontağı değer ortalaması %40.7, ikinci grubun ise %24.1 olarak ölçülmüştür. Aralarındaki bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). En yüksek kemik implant kontağı değeri %41.1 ile üçüncü (Kombine ilaç uygulanan) gruptan elde edilmiştir ve ikinci grupla aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Histomorfometri ve mikro BT morfometri verilerinin de bu bulguları destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, osteoporotik kemiklere yerleştirilen implantların osseointegrasyon kapasitesini artırmak için en etkili farmasötik yöntemin kombine ilaç kullanımı (Teriparatid + Raloksifen) olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Dental İmplant, Osteoporoz, Kombine tedavi, Ardışık tedavi Osseointegrasyon, Teriparatid, Raloksifen