An ecofeminist reading on Margaret Atwood's the Handmaid's Tale and Starhawk's the Fifth Sacred Thing


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: NEŞE ŞENEL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Ifakat Banu AKÇEŞME

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Margaret Atwood'un The Handmaid's Tale (Damızlık Kızın Öyküsü) adlı eseri ile Starhawk'ın The Fifth Sacred Thing (Beşinci Kutsal Şey) isimli eserini, özellikle her iki gelecek-dünyasında resmedilen kadın ve doğa arasındaki bağlantıları inceleyerek, ekofeminist bir bakış açısıyla ele almaktadır. Esasen, ekofeminizm kadının ezilmesi ve doğanın baskı altında tutulmasının erkek-egemen bir zihniyet tarafından uygulandığını ve kadın ile doğa sömürgesinin birbiriyle bağlantılı konular olduğunu ileri süren ekoloji merkezli radikal bir edebiyat kuramı, politik bir hareket ve ekoeleştirinin alt dalıdır. Bu nedenle, bu radikal ekolojik eleştiri birbiriyle ilintili baskıların incelemesini gerektirir. Ekofeminizme göre ataerkil düşünce yapısı, insan/doğa, erkek/kadın, doğa/kültür gibi ikincil yapılardan beslenen otoriter güç yapılarını kullanarak gücünü ve kontrolünü devam ettirir. Bu sebeple, ekofeministler var olan bütün yapılaşmış düalizmleri yıkmaya çalışarak, bütün cinsiyetler için eşitlik ve özgürlüğün hüküm sürdüğü ekoloji bilincine sahip toplumların propagandasını yaparlar. Bu çalışma, Margaret Atwood'un The Handmaid's Tale adlı eseri ile Starhawk'ın The Fifth Sacred Thing adlı eserinde geçerli olan belirli ekofeminist temaları ele alır. Söz konusu eserler cinsiyet, doğa, kadınlık, erkeklik, cinsellik, din ve bilim arasındaki bağlantıların izini sürerler. Atwood'un distopyası modern erkeğin doğaya ve kadına karşı baskıcı tavrından kaynaklanan yanlış tutumunun yansıtıldığı felaketli bir sosyal düzeni sunarken, öte yandan Starhawk'ın ekotopyası (ekolojik ütopya) insan ve insan olmayan bütün türlerin ve cinsiyetlerin eşitlik, barış ve uyum içerisinde yaşadığı bir ütopyayı önerir. Dolayısıyla, her iki roman da kadın ve doğa konularına dikkat çekerek, eğer toplum kadına ve doğaya karşı olan ataerkil, hiyerarşik ve en önemlisi erkek-merkeziyetçi tutumunu değiştirmezse, ekolojik kriz ve cinsiyet ayrımı sonsuza kadar devam edecektir diyerek ekofeminist bir mesaj verirler. Anahtar Kelimeler: ekoeleştiri, ekofeminizm, kadın, doğa, ekoloji, cinsiyet.