Servet-i Fünûn ve Fecr-i Atî süreci yazarlarının romanlarının arketipsel eleştiri yöntemiyle incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ECE SERRİCAN KABALCI
Danışman: Mümtaz Sarıçiçek
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Carl Gustav Jung'un, kolektif bilinç dışında bulunduğunu belirttiği arketipler, herkeste görülen özdeş psişik yapılar olup insanlığın en eski mirasını oluşturur. Arketipler, uygun koşullarda ırk, dil, din, sınıf, coğrafi konum veya tarihî devir farkı gözetmeksizin benzer düşüncelere, imgelere ve duygulara yol açarlar. Tüm insanlığa ait olmaları sebebiyle evrensel olanı kişiselle, geneli özelle kaynaştırıp kendilerine has bir görünümde ortaya çıkarlar. Arketipler, yüzyıllar boyunca destan ve mitlerde yaşayan, günümüzde ise sanatsal üretimin sonucu olan edebî eserlerde beliren ortak bilinç dışı öğelerdir. Bu açıdan bakıldığında her metnin aslında daha önce üretilen metinlerle ortak bir bağa sahip olduğunu söylemek mümkündür. Edebî eserde kodlanan kolektif bilinç dışı öğeleri belirlemeyi hedefleyen arketipsel eleştiri, 20. yüzyılda ortaya çıkan eleştiri yöntemlerindendir. Arketiplerin izini sürmek, eserlerde nasıl kullanıldığını göstermek, mitolojik yolculuğun günümüzde nasıl devam ettiğini açıklamak arketipsel eleştiri yöntemleri ile mümkün olmaktadır. Bu tez çalışmasında, arketipsel eleştiri yöntemi Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âtî süreci yazarlarının romanlarına uygulanmış, bütünlük arz etmesi bakımından bu dönemde yazı faaliyetlerine başlayan yazarların tüm romanları inceleme kapsamına alınmıştır. İnceleme konusu 78 adet romanın muhteva ve biçim unsurlarında arketiplerin nasıl kullanıldığı, metin tertibinde nasıl bir yol izlendiği; tüm imge, sembol ve figürler göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Böylece ortak bilinç dışında bulunan arketiplerin, Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âtî sürecindeki romanlarda nasıl yer aldığı, farklı kişiler tarafından ve farklı tarihlerde yazılan eserlerde nasıl ortaya çıktığı gösterilmiş; eserler üzerinden arketipsel eleştiri kapsamında elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.