Depresyonda çocukluk çağı travması, bağlanma biçimi ve empati düzeyi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DERYA ÖZKAN

Danışman: Saliha Demirel-Özsoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Depresyon, sosyal işlevsellikte bozulma ile ilişkilidir. Bozulmuş empati yetenekleri, güvensiz bağlanma biçimleri ve çocukluk çağı travması bu ilişkinin temelini oluşturuyor olabilir. Bu hipotezden yola çıkarak planlanan bu çalışmada, depresif hastalardaki çocukluk çağı travması, bağlanma biçimi ve empati düzeyinin tespiti ve depresif hastaların çeşitli klinik özellikleri ile bu psikososyal faktörler arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Majör depresif bozukluk (n=76) veya bipolar bozukluk, depresif epizod (n=24) tanılarıyla takip edilen, yaşları 18-65 arasında değişen 100 hasta (37 erkek, 63 kadın) ve 54 (39 kadın, 15 erkek) sağlıklı kontrol çalışmaya dâhil edilmiştir. Çalışmaya alınan bütün hastalara ve kontrollere DSM-IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (Ham-D), Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (Ham-A), Temel Empati Ölçeği (TEÖ), Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği (EBBÖ), Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ) ve Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği (KİDÖ) uygulanmıştır. Bu psikometrik test sonuçlarının hastalardaki düzeyi, klinik özelliklerle ilişkisi ve unipolar-bipolar ayrımına göre, cinsiyete göre ve unipolar depresyonun tek epizod- rekürren- kronik alt gruplarına göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bulgular: Toplam ve bilişsel empati puanları depresyon hastalarında kontrollere göre daha düşük bulunmuştur. Bilişsel empati puanları ile Ham-D ve KİDÖ kişiler arası ilişkiler puanları arasında negatif ilişki; yine bilişsel empati ile depresif epizodların sayısı arasında pozitif ilişki saptanmıştır. Bilişsel empatinin kronik depresyonu olan hastalarda, tekrarlayıcı depresyonu olan hastalara göre daha fazla bozulmuş olduğu tespit edilmiştir. Kadınlarda toplam ve duygusal empati puanları erkeklerinkinden yüksek bulunmuştur. Ne çocukluk travması ne de bağlanma biçimi puanları, empati puanları ile ilişkili bulunmamıştır. Hastalarda güvenli bağlanma puanı düşük, güvensiz (kaçıngan ve kaygılı ikircikli) bağlanma puanları yüksek bulunmuştur. Çocukluk travması puanları hastalarda, kontrol grubuna göre daha yüksek tespit edilmiştir. Çocukluk çağı travması arttıkça, güvenli bağlanma azalmakta, güvensiz bağlanma artmaktadır. Sonuç: Bu çalışmada, güvensiz bağlanma biçimi, çocukluk çağı travmaları ve bilişsel empatinin depresyon ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. Bu psikososyal faktörler depresyonun etyopatolojisinde rol oynuyor olabilir. Aynı zamanda depresyonun kronikleşmesi ve tekrarlamaları için risk faktörleri olabilirler. Bu yüzden tedavi sürecinde göz önünde bulundurulmaları gereklidir.