Deneysel Sepsis Modelinde Kafeik Asit Fenetil Esterin Koruyucu Etkilerinin Araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Leyla Çimen

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Aysun ÇETİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, sepsisle oluşan vasküler ve oksidatif hasar parametrelerini inceledik ve kafeik asit fenetil ester'in (KAFE) bu hasarlar üzerine etkilerini araştırdık. Bu amaçla ratlara 20 mg/kg dozda i.p olarak lipopolisakkarit (LPS) enjekte edildi ve enjeksiyondan 6 saat sonra kan numuneleri alınarak analitik çalışmalar için –700C'de saklandı. Peroksinitrit aracılıklı doku hasarının bir göstergesi olan nitrotirozin (3-NT) ve serum ATP, ADP, AMP seviyeleri HPLC yöntemiyle tayin edildi. Nitrik oksit (NO.) manuel olarak spektrofotometrik yöntemle ölçüldü. Homosistein, asimetrik dimetil arjinin (ADMA), endotelin-1 (ET-1) ve vasküler selüler adezyon molekülü-1 (VCAM-1) ELISA ile ölçüldü. Ayrıca bu parametreler üzerine KAFE'nin koruyucu ve tedavi edici etkisi araştırıldı. LPS enjeksiyonundan 6 saat sonra kontrollere göre NO.'in arttığı gözlendi (p0.05). KAFE uygulaması LPS enjekte edilen ratlarda NO.'i azalttı (p0.05). Sepsisli grubunun nitrotirozin seviyelerinin kontrol grubuna göre önemli derecede arttığı gözlendi (p0.05). KAFE tedavisinin ise nitrotirozin seviyelerini önemli ölçüde düşürdüğü gözlendi. ATP, ADP ve AMP miktarları kullanılarak hesaplanan doku enerji yükleri LPS verilen hayvanlarda kontrollere kıyasla önemli derecede düştü (p0.05). LPS verilen hayvanların doku enerji yükü üzerine KAFE uygulamaları etkili olmadı. Sepsis grubunun; homosistein, ADMA, ET-1 ve VCAM-1 seviyelerinin, kontrol grubuna göre önemli derecede arttığı gözlendi (p0.05). KAFE tedavisinin ise bu parametre seviyelerini önemli ölçüde düşürdüğü gözlendi. Sepsisin NO., 3-NT, homosistein, ADMA, ET-1, VCAM-1 düzeylerindeki artmaya ve enerji yükünde bir azalmaya neden olduğunu bulgularımız göstermektedir. Bütün bu değişiklikler, sepsis aracılıklı oksidatif stres ve vasküler hasarın arttığını göstermektedir. KAFE'nin tedavi edici olarak verildiğinde sepsis aracılıklı hasarları önlemede daha etkili olduğunu sonuçlarımız göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmada kullanılan KAFE'nin, LPS enjeksiyonundan sonraki 6.saatte enerji yükü üzerine etkili olmadığı bulundu. Anahtar Kelimeler: Enerji yükü, kafeik asit fenetil ester, oksidatif stres, sepsis, vasküler hasar.