Sardunyada (Pelargonium sp.) genetik çeşitliliğin morfolojik,biyokimyasal ve moleküler yöntemlerledeğerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YAŞAR ÖZTÜRK

Danışman: KEVSER KARAMAN, AKİFE DALDA ŞEKERCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sardunya (Pelargonium spp.), Geraniaceae familyasına ait dünyada ve ülkemizde önemli ekonomik değere sahip bir süs bitkisidir. Bu tez çalışmasında, sekiz farklı türe ait 56 sardunya genotipinin morfolojik özellikleri, toplam fenolik madde içerikleri ve antiradikal aktiviteleri belirlenmiştir. Ayrıca, genotipler arasındaki genetik benzerlik ve farklılıklar ISSR ve iPBS moleküler markörleri kullanılarak analiz edilmiştir. Morfolojik değerlendirmeler sonucunda sardunya genotiplerinde; ortalama yaprak boyu 42,36 mm, yaprak eni 65,76 mm; çiçek salkım sapı uzunluğu 108,37 mm, salkım yüksekliği 44,54 mm, salkım genişliği 68,45 mm; çiçek boyu 37,59 mm, çiçek eni 33,58 mm, çiçek sapı uzunluğu 23,76 mm ve taç yaprak eni 15,63 mm olarak ölçülmüştür. Biyokimyasal analizler, genotiplerin toplam fenolik madde içerikleri ile antiradikal aktivitelerinin çeşitlilik gösterdiğini ortaya koymuştur. Toplam fenolik madde miktarı P. hortorum türünde 302,94 mg GAE/g iken, P. domesticum türünde 30,60 mg GAE/g olarak tespit edilmiştir. DPPH yöntemine göre antiradikal aktivite oranı ise P. hortorum'da %90,5; P. odorata'da ise %9,7 olarak belirlenmiştir. Genetik çeşitlilik analizlerinde kullanılan 13 primer (ISSR ve iPBS) ile toplam 137 bant elde edilmiş, bunlardan 129'u (%94,16) polimorfik bulunmuştur. Ortalama Polimorfik Bilgi İçeriği (PIC) değeri 0,372 olarak hesaplanmıştır. Sardunya genotipleri arasındaki genetik benzerlik oranı 0,33 ile 0,87 arasında değişim göstermiştir. Elde edilen bulguların, sardunya genetik kaynaklarının korunması, ıslah programlarının yönlendirilmesi ve ileri düzey moleküler araştırmalar için önemli bir bilimsel temel oluşturacağı düşünülmektedir.