Burdur Müzesi'nde bulunan halılar, heybeler ve yastık yüzleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Bilge Gülnar

Danışman: Aslı Sağıroğlu Arslan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Orta Asya'da göçebe kavimler arasında doğup gelişen halı sanatı daha sonra yerleşik medeniyetlere de yayılmış ve zamanla büyük bir gelişme göstererek günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. İlk zamanlarda çadırları kaplamak, çadır içlerini odalara ayırmak için duvar olarak kullanmak ve gıda malzemelerini saklamak gibi ihtiyaçlar nedeniyle üretilen halılar zamanla estetik bir boyut da kazanmaya başlamıştır. Halı sanatının dünyaya Türkler tarafından yayıldığı düşünülmektedir. Dünyada bilinen ilk halının Orta Asya'da Hun Türklerine ait pazırık kurganından çıkarılan pazırık halısı olması da bu durumu destekler niteliktedir. Halı yapımı bize atalardan kalma bir sanat ve kültür kimliği olarak yansımıştır. 1071 Malazgirt Zaferiyle birlikte Türklerin Anadolu topraklarına gelmeleri halı sanatının bu coğrafyalara yayılmaya başlamasına öncülük etmiştir. Dokumacılık 11.yy'dan başlayarak özellikle Büyük Selçuklu Türkleriyle birlikte Batı Asya'ya ve İran'a gelmiştir; ama ne yazık ki o dönemlerde üretilen dokuma ürünlerinden bizlere hiçbir eser kalmamıştır. Ancak Konya Aleaddin ve Beyşehir Eşrefoğlu camilerinde 13.yy'a ait Anadolu Selçuklu Dönem'inden kalma birkaç halı elimize geçmiştir. Arap istilaları ve Haçlı Seferleri yoluyla halı sanatı Avrupa'ya yayılmaya başlamıştır. Avrupalılar Anadolu tezgahlarına halı yapılması için sipariş vermişlerdir. 15.yy da Avrupalı Ressamların yaptığı bazı tablolarında bu halılar dikkat çekmektedir. Hatta bu halıların en çok çizildiği ressamın adı ile tanınan tipleri vardır. Holbein tipi halılar ve Lotto halıları bunlardan bazılarıdır. 16. yy'da halı sanatı kendi içerisinde oldukça büyük bir gelişme göstermiştir. Anadolu insanı çeşitli yörelerde kendilerine ait teknik ve motifler ile halı dokumuştur. Bunlar arasında Bergama, Uşak, Gördes, Hereke, Kula ve Ladik halıları sayılabilir. Bu halılar kendilerine özgü teknik, motif ve kompozisyonları ile birbirlerinden ayrılırlar. Halı motiflerinin oluşumu ve anlamları dokunan ilk halıya kadar dayanır. Halıyı dokuyan kişi kendi duygu ve düşüncelerini halıya aktarmak için çeşitli desen ve motifler üretir. Halı Sanatı hem fonksiyonel hem de estetik olması dolayısıyla ayrıca önem ve değere sahiptir. Tezimizin amacı sanata Türkler tarafından kazandırılan halı dokumacılığının tarihi süreç içerisindeki gelişimini özetleyerek teknik ve motif özelliklerinin değişimini ve yakın tarihe kadar dokunan halılara yansımalarını belirlemektir. Burdur Arkeoloji Müzesinde bulunan halılar genellikle XIX.yy ile XX.yy'a tarihlendirilmektedir. Çalışmamızda 25 adedi divanlık, yolluk ve taban halısı, 10 adedi heybe, 16 adedi ise yastık yüzünden oluşan 51 adet halı dokuma ürünü teknik, desen ve kompozisyon yönleri ile incelenmiştir. Bu dokuma ürünlerinin çoğunluğu Burdur ve çevresinden olmakla birlikte, Kayseri(Yahyalı), Nevşehir, Avanos ve Ladik yörelerine ait halılar da mevcuttur. Çalışmamız, konu ile ilgili yayınların ve verilerin toplanması ile müzede eserlerin incelenmesi ve belgelenmesi olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Tezin arazi çalışması müzenin deposunda gerçekleştirilmiştir. Halılar depodan müzenin bahçesine çıkarılarak incelenmiş, dm2'ye düşen düğüm sayıları belirlenmiş ve detaylı fotoğrafları çekilmiştir. Kataloğa alınan halıların analizlerinde; cinsleri, boyutları, teknikleri, dm2 'ye düşen düğüm sayıları, motif, renk ve kompozisyon özellikleri tanıtılmış ve farklı yörelere ait olan halıların benzerlik ve farklılıkları belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Halı, Heybe, Yastık Yüzü, Motif.