Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LEYLA TOPAL
Danışman: Muzaffer Keklik
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Multipl Myelom (MM), kemik iliğinde ve daha nadiren ekstramedüller bölgelerde B lenfositlerin ve plazma hücrelerinin çoğalması ve birikmesi ile karakterize bir klonal B hücresi hastalığıdır. İndüksiyon tedavisi, ardından yüksek dozda melfalan ve otolog hematopoetik kök hücre transplantasyonu (OKHN), nakle uygun MM hastaları için standart tedavidir. OKHN'yi takiben rutin granülosit koloni uyarıcı faktör (G-CSF) uygulamasının, hematopoetik iyileşmeyi hızlandırdığı ve hastanede kalma süresini kısalttığına dair veriler olmakla birlikte; febril nötropeni ve enfeksiyonlar üzerine etkisine dair kesin görüş birliği yoktur. Nakil sonrası G-CSF uygulaması için en uygun zaman konusunda da fikir birliği yoktur. Bu çalışmanın amacı; erken G-CSF ve geç G-CSF uygulamasının engraftman süresine, enfeksiyon gelişme oranına ve hospitalizasyon süresine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Erciyes Üniversitesi Şahinur Dedeman Kök Hücre Nakli ve Tedavi Merkezi'nde 2015-2020 yılları arasında OKHN yapılan 70 Multipl Myelom hastasının dosyası retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya 40-65 yaş arası indüksiyon kemoterapisi sonrası yanıt değerlendirmede tam yanıt veya çok iyi kısmi yanıt olan, ilk kez OKHN yapılan ve hazırlık rejimi olarak yük doz melfelan (200 mg/m²) alan hastalar dahil edildi. OKHN sonrası +1. gün G-SCF ve +5. gün G-CSF yapılan 35'er kişilik 2 grup oluşturuldu. Hastaların yaş, boy, vücut kitle indeksi, ek hastalıkları dosyalardan kaydedildi. Hastalar Durie-Salmon ve Uluslararası Evreleme Sistemi (ISS)'ne göre evrelendirildi. Hastaların OKHN öncesi aldıkları kemoterapi rejimleri, profilaksiler kaydedildi. Her iki grubun OKHN sonrası nötrofil ve trombosit engraftman süreleri, enfeksiyon gelişme oranları, taburcu edilme süreleri karşılaştırıldı. İstatistiksel analiz için "SPSS for Windows 25.0" paket programı kullanıldı. Bulgular: İncelenen 70 MM hastasının 26 (%37,1)'i kadın, 44 (%62,9)'u erkek olup yaş ortalamaları 55,3 (±5,3) idi. Hastaların vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 29, 6' idi. Hastaların %57,1'inde herhangi bir ek hastalık yoktu. En fazla bulunan ek hastalık ise %21,4 ile hipertansiyondu. Hastalar arasında 11 (%15,7) kişide birden fazla ek hastalık bulunmaktaydı. Hastaların tanı aşamasındaki monoklonalite tipleri %32,9'u IgG kappa, %20'si IgG lambda, %14'ü kappa, %12,9'u IgA kappa, %10'u lambda hafif zincir, %5,7 'si IgA lambda, %4,3'ü nonsekretuar idi. Durie-Salmon Evreleme Sistemi'ne göre %78,6 'sı 3A, %11,4'ü 3B, %2,9'u 2A, %7,3'ü 1A; Uluslararası Evreleme Sistemi'ne göre ise %74,3'ü Evre 1, %18,6'i Evre 2, %7,1'i Evre 3 olarak değerlendirildi. İndüksiyon tedavisi olarak alınan kemoterapi rejiminin %54,3 ile en çok vinkristin-doksorubusin-deksametazon (VAD) + bortezomib-siklofosfamid-deksametazon (VCD), ikinci sırada %32,9 ile tek başına VCD protokolü olduğu görüldü. Hastaların indüksiyon kemoterapisi sonrası yanıt durumu %60'ı Tam Tanıt (TY-CR), %40'ı Çok İyi Kısmi Yanıt (ÇİKY-VGPR) olarak değerlendirildi. Hastaların ortalama nötrofil (500/µl) ve trombosit (20000/µl) engraftman günleri sırasıyla 10,8±1,5 ve 12,1±2,2 gündü. Hastaların ortalama taburculuk süreleri 15,9±4,7 gündü. +1. günde G-CSF yapılan hastaların nötrofil engraftman günü 9,9±1,0 ve trombosit engraftman günü 10,9±1,8, taburculuk süresi 14,5±3,7 gün, +5. günde G-CSF yapılan hastaların nötrofil engraftman günü 11,6±1,4 ve trombosit engraftman günü 13,2±2,0, taburculuk süresi de 17,4±5,2 gün olarak tespit edildi. +1.günde G-CSF alan hastaların nötrofil, trombosit engraftman günlerinin (p<0,001) ve taburculuk sürelerinin (p<0,010) +5. günde G-CSF alan hastalara göre anlamlı düzeyde daha erken olduğu tespit edildi. Bir hasta hariç diğer tüm hastalar flukonazol, levofloksasin, valasiklovir profilaksisi almıştı. Geçirilen enfeksiyon türleri analiz edildiğinde hastalarda en fazla %54,3 (38) ile nötropenik ateş, ikinci sırada %35,7 (25) ishal tespit edildi. Hastaların %24,3 (17)'sinin herhangi bir enfeksiyon geçirmediği saptandı. +1. günde G-CSF yapılan hastalar arasında nötropenik ateş görülme oranı %60,0 iken +5. günde G-CSF yapılanlar arasında nötropenik ateş görülme oranı %51,4'tü. G-CSF yapılma günü ile nötropenik ateş görülme sıklığı arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p=0,470). +1. gün G-CSF yapılan 35 hastadan 28 (%80)'i, +5. gün G-CSF yapılan 35 hastadan 25(%71)'i enfeksiyon geçirmişti. Toplam enfeksiyon görülme sıklığı açısından değerlendirildiğinde de erken G-CSF yapılan hastalar ile geç G-CSF yapılan hastalar arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p=0,403). Çalışmaya katılan hastaların nakil öncesi 17 (%24,3)'ü radyoterapi (RT) almıştı. RT alan hastalara kıyasla almayan hastalar arasında, nötrofil engraftman günlerinde anlamlı bir farklılık görülmez iken RT alan hastalarda trombosit engraftman süresinin almayanlara göre anlamlı düzeyde daha uzun olduğu tespit edildi (p=0,049). Araştırmadaki hastaların ortalama CD34+ hücre sayısı 5,4±1,7 (x106/kg) iken hücre canlılığı yüzdelerinin ortalaması ise 91,5±7,2'di. +1. günde G-CSF yapılan hastaların nötrofil engraftman günü ile CD34+ hücre sayıları arasında orta derecede negatif korelasyon olduğu görüldü (p=0,020). Trombosit engraftman günü ile hücre canlılığı arasında da orta düzeyde negatif korelasyon olduğu tespit edildi (p=0,016). +5. günde G-CSF yapılan hastaların nötrofil engraftman günü ile hücre canlılığı arasında güçlü düzeyde negatif korelasyon, taburculuk süresi ile güçlü düzeyde pozitif korelasyon olduğu tespit edildi (p<0,05). Trombosit engraftman süresi ile CD34+ hücre sayıları ve hücre canlılığı arasında güçlü düzeyde negatif korelasyonlar olduğu görüldü (p<0,05). Sonuç: Çalışmada erken G-CSF uygulamasının geç G-CSF uygulamasına göre nötrofil, trombosit engraftmanını hızlandırdığı, hastanede yatış süresini ise kısalttığı, nötropenik ateş ve diğer enfeksiyon türlerinin görülme sıklığı üzerine anlamlı etkisinin olmadığı görüldü. OKHN sonrası engraftman ve hospitalizasyon süresi üzerine etki eden faktörler olarak, CD34+ hücre sayısı, RT uygulanma durumu, hücre canlılığı gibi birçok faktörün de göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünmekteyiz. Hematopoetik yenilenmeyi hızlandırmak, hastanede kalış süresini kısaltmak ve G-CSF desteği için optimum zamanlamayı belirlemek için prospektif ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu savunmaktayız. Anahtar Kelimeler: Multipl Myelom, Otolog Hematopoetik Kök Hücre Transplantasyonu, Engraftman, Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör (G-CSF)