İnsan immün yetmezlik virusu (HIV) ile yaşayan bireylerde koroidal vasküler indeks ve oküler parametrelerin değerlendirilmesi ve sağlıklı gönüllülerle karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELMAS BEREKETLİ
Danışman: GAMZE KALIN ÜNÜVAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, İnsan immün yetmezlik virusu (HIV) enfeksiyonuna bağlı sistemik inflamasyonun koroidal vasküler indeks (KVİ), koroidal kalınlık ve retinal vasküler yapı üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine baş-vuran ek kronik hastalığı olmayan 136 HIV pozitif bireyden oküler açıdan uygun olanlar çalışmaya dâhil edildi. Göz Hastalıkları polikliniğinde Optik Kohorens Tomografi (OKT) ile maküler ve koroidal kalınlık (nazal, temporal, subfoveal), Optik koherens tomografi anjiyografi (OKTA) ile yüzeyel ve derin kapiller pleksus dansiteleri ölçüldü. Görüntüler ImageJ programına aktarıldı ve total koroidal, lüminal, stromal alan ve KVİ hesaplandı. Takipli hastaların ölçümleri 0, 3 ve 6. aylarda; yeni tanı alan hastaların öl-çümleri ise antiretroviral tedavi (ART) öncesi (0.ay) ve sonrasında 1, 3 ve 6. aylarda tekrarlandı. Sağlıklı kontrol grubu, yaş ve cinsiyet açısından hasta grubuyla uyumlu bireylerden oluşturuldu. Bulgular: Toplamda 88 takipli, 26 yeni tanı hasta ve 27 sağlıklı gönüllünün her iki gözü dahil edildi. HIV pozitif bireylerde, sağlıklı gönüllülere kıyasla total koroidal alan (TKA) ve stromal alan (SA) değerleri istatistiksel olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Yeni tanı alan HIV pozitif grupta lüminal alan (LA) değeri en yüksek düzeyde saptanırken, KVİ sağlıklı bireylerde en yüksek, uzun süredir takip ve tedavi al-tında olan HIV pozitif grupta ise en düşük olarak ölçüldü (p<0,001). Subfoveal koroidal kalınlık (SFKK), özellikle yeni tanı alan HIV pozitif bireylerde, sağlıklı gönüllülere kıyasla istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0,029). OKTA analizlerinde, takipli HIV pozitif hastalarda yüzeyel kapiller pleksus ortalama, parafoveal ve derin kapiller pleksus ortalama damar dansitesi sağlıklı bireylere göre daha yüksek bulundu (p=0,020). ART rejimleri ve sigara kullanımı KVİ ve SFKK üzerinde anlamlı farklılıklar gösterdi (p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada, HIV pozitif bireylerde sağlıklı gönüllülere kıyasla TKA ve SA artmış olduğu, buna karşın koroidal vasküler indeksin hastalık süresi ve tedavi durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterdiği saptanmıştır. Özellikle uzun süredir takip ve tedavi altında olan hastalarda KVİ değerinin düşük bulunması, HIV enfeksiyonunun kronik fazında koroidal vasküler yapının daha belirgin etkilendiğini göstermektedir. Buna karşılık, yeni tanı alan HIV pozitif bireylerde LA ve SFKK değerlerinin artmış bulunması, hastalığın erken dönemlerinde koroidal vasküler yapılarda reaktif veya inflamatuvar değişikliklerin ön planda olabileceğini düşündürmektedir. OKTA analizlerinde yüzeyel kapiller pleksus damar dansitesinin HIV pozitif bireylerde artmış olması, HIV 'e bağlı inflamauvar yanıtın retinal mikrovasküler yapılara yansımasını işaret etmektedir. OKT ve OKTA gibi non-invazif ve kontrast madde kullanılmadan uygulanan görüntü-leme yöntemleri, retinal ve koroidal damar yapısı, damar akım özellikleri ve kan- retina bariyerine ilişkin değişiklikleri ortaya koyarak HIV pozitif hastalarda inflamatuvar ve vasküler süreçlerin değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Bu yöntemler, hastalık süreci boyunca gelişen mikrovasküler değişikliklerin izlenmesine olanak sağlamakta ve gelecekte uygulanabilecek yeni tedavi rejimleri açısından yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Antiretroviral tedavi, HIV, Koroidal vasküler indeks, Subfoveal koroidal kalınlık