AORT KOARKTASYONU CP STENT İLE GİDERİLMİŞÇOCUK HASTALARDA HİPERTANSİYON PERSİSTANSININKARDİAK MUAYENE, EKG, EKO VE 24 SAATLİK KANBASINCI MONITORİZASYONU İLE BELİRLENMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ayşe Demiraldı

Danışman: Ali Baykan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Aort koarktasyonu (AK) aortanın herhangi bir bölümünün lokalize ve segmental darlığıdır. Yapılan son çalışmalar AK tedavi edilse dahi, hipertansiyon ve kardiyovasküler rahatsızlıkların sağlıklı populasyona oranla, AK'lu hastalarda daha fazla olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı endovasküler stent ile tedavi edilmiş AK'lu hastalarda hipertansiyon varlığının ve kardiyovasküler hastalık riskinin ambulatuar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) /arteriograf verileri, ekokardiyografik, radyolojik ve biyokimyasal veriler ile irdelenmesidir. Materyal ve metod: Ortalama yaşı 14,2 ± 3,9 olan AK'a stent konulmuş 20 hasta ile yaş ve cinsiyet uyumlu 20 kontrol grubu çalışmaya alındı. İki grubun fizik muayene bulguları ve EKG verileri kaydedildi. Sol ventrikül yapı ve fonksiyonları ekokardiyografik olarak değerlendirildi. Aortanın elastik fonksiyonları açısından çıkan aortanın sistol-diyastol çapları ekokardiyografik olarak ölçüldü ve kan basınçları ölçüldü. Kardiyovasküler hastalık risk göstergesi olarak karotis intima mediya (KIM) kalınlığı ultrasonografik olarak tespit edildi. Hipertansiyon varlığı açısından hastalar AKBM ile değerlendirildi. Arteryel sertliğin indirekt göstergeleri olan nabız dalga hızı (NDH), augmentasyon indeksi (aix@75) parametreleri de AKBM/arteriograf cihazı ile kaydedildi. Tüm sonuçlar sağlıklı 20 çocuğun verileri ile karşılaştırıldı. 2011 yılında benzer hastalar ile yapılan bir çalışma ile bizim çalışmamızda bulunan ortak dokuz hastanın verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Ekokardiyografi ile hasta grubunda sistol ve diastolde inter ventriküler septum kalınlığı (IVSs, IVSd), diastolde sol ventrikül posterior duvar kalınlığı (LVPWd), sistolde sol ventrikül posterior duvar kalınlığı (LVPWs), sol ventrikül kütlesi (LVMass), sol ventrikül kütle indeksi (LVMI) (g/m2.7) değerleri kontrol grubuna göre anlamlı oranda yüksek saptandı. AKBM ile yapılan ölçümlerde ortalama sistol, gündüz sistol, ortalama arteryel basınç ve gündüz ortalama arteryel basınç değerleri hasta grubunda, kontrol grubundan anlamlı yüksek saptandı. Persentil değerlerine göre hastaların % 15 i prehipertansif, % 5 i hipertansifken kontrol grubunun tamamı normotansifti. NDH ve kardiyak output (CO) değerleri hasta grubunda anlamlı yüksek bulundu. NDH persentil değerlerine göre hasta grubunun % 30'u >95 p bulunmuştur. Aix@75'te iki grup arasında istatistiksel farklılık saptanmadı. Aortun elastik özelliklerinden aortik sertlik (stiffness), esneklik (distensibilite) ve gerilme (strain) değerlerinde iki grup arasında fark tespit edilmedi. KIM kalınlığı hasta grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Aortik sertlik (stiffness), esneklik (distensibilite) ve gerilme (strain) değerleri ile KIM kalınlığı, LVMI, aix@75 ve NDH arasında anlamlı bir korelasyon saptanmadı. İki çalışmanın karşılaştırılmasında LVMass değeri z skoruna göre incelendiğinde ilk çalışmada 0, 1 ve 6.aylarda ki yükseklik oranı % 33 iken bizim çalışmamızda bu oran % 11' gerilemiş olarak bulundu. Sonuç: Hastalarda AK düzeltilse dahi AKBM ile hipertansiyon varlığının, KIM kalınlığı ve NDH ile kardiyovasküler hastalık riskinin, sağlıklı populasyona oranla fazla olduğu gösterilmiştir. Bu durum AK'nun lokalize bir darlıktan ziyade jeneralize bir vaskulopatinin bir parçası olduğu ve bu ölçümlerin AK'lu hastaların takibinde kullanımının riskleri öngörmede yararlı olacağını destekler niteliktedir. Bu konuda prospektif olarak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.