ÖĞRENCİLERE YABANCI DİLDE KONUŞMA VE DİNLEME ÖĞRETİMİNDEKİ TEMEL METOT VE YÖNTEMLER1


Creative Commons License

PARLAK H.

International Journal of Languages’ Education and Teaching, vol.1, pp.1414-1419, 2015 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 1
  • Publication Date: 2015
  • Title of Journal : International Journal of Languages’ Education and Teaching
  • Page Numbers: pp.1414-1419

Abstract

ABSTRACT Language proficiency is an activity that requires development of automated skills, creative speaking skills and "language sense". We do not speak just to speak; our speech most of the time is produced with the aim of achieving a certain nonverbal result, like any other object-oriented activity. The main goal of every lesson is a natural purposeful messaging between interlocutors; educational speaking activity, pseudocommunication only prepares natural communication. Preparation should be carried out in various ways, but it is very important to create an atmosphere of spontaneity, play, search, communication, to make lessons emotional, as too quiet lesson without entertainment, exciting moments is perceived by students as "gray", uninteresting. It is recommended, when possible, to move from conditional, educational pseudocommunication to the real one, creating necessary language conditions for this transition (telling the right words and forms, etc.) Certainly, different forms of activity in the classroom will differ more or less in conditionality, "educationality", but it should not embarrass us, but encourage to be creative, search for techniques stimulating speaking activity. Mastering speaking a foreign language is not only training to speak but also to listen. Although the basis of speaking and listening is often knowledge of the same lexical and grammatical material, psychologists distinguish not only common, but also various mechanisms of their building and functioning. In order to teach students to listen and understand we must actively train them to do these kinds of activities. Keywords: Methods, language skills, dialogue, listening, speaking skills

ÖZET
Dile hakim olmak demek serileşmiş dil becerilerine, yaratıcı konuşma yeteneğine ve dil hissiyatına sahip olmak demektir. Bizler konuşmuş olmak için konuşmamaktayız; konuşma aktivitesi genellikle bizlere diğer bir amaca ulaşmamız için hizmet etmektedir. Yapılan her dersin amaçları arasında amaca yönelik gerçek bilgi değişimini sağlamak, eğitimsel konuşma fonksiyonunu gerçekleştirmek ve gerçek hayata yakın diyalog taklitleri ile de gerçek hayatta yaşanacak durumlara hazırlık yapmak bulunmaktadır. Derslere yönelik hazırlığı değişik yollardan yapmak gerekmektedir, öncelikle farklı dil oyunları, araştırmalar ve kurulan iletişimler ile gerçeğe yakın bir ortam oluşturmak, dersi farklı duygular ile doldurmak gerekmektedir; aksi taktirde yapılan gereğinden fazla pasif, duyguların bulunmadığı işe yönelik sakin bir ders öğrenciler tarafından kasvetli ve sıkıcı algılanacaktır. Ders işlenmesi sırasında mümkün olduğunca kalıpsal eğitim materyallerinin yanında gerçek hayatta yaşanabilecek durumlar yaratarak bu durumlarda kullanılabilecek dil kalıpları belirtilerek öğrencilerin konuşma pratikleri arttırılmalıdır. Yabancı dile hakim olmak demek sadece konuşma ve dinleme becerilerinin olması değildir. Dinleme ve konuşma becerilerinin temelinde kelime ve gramer bilgisi bulunmaktadır ancak psikologlar tüm bu becerilerin genel kullanımlarının yanında onların şekillenmesi ve faaliyete geçmesi için farklı dil mekanizmalarının da kullanılması gerektiğini söylemektedirler.
Öğrencilerin dinleme ve dinlediklerini anlama becerilerini geliştirmek için onları tüm bu dil mekanizmaları ile devamlı çalıştırmak gerekmektedir.
Anahtar Sözcükler: Metot, dil becerisi, diyalog, dinleme, konuşma becerisi.