5. Manas Formu. Bölgesel ve Küresel Gelişmeler Bağlamında Türk Dünyası Uluslararası Konferansı, Lefkoşa, Kıbrıs (Kktc), 6 - 08 Kasım 2025, ss.324-336, (Tam Metin Bildiri)
Dünyada Türklük bilimi alanında yürütülen çalışmalar, Türk dili, tarihi ve kültürü ekseninde şekillenmeye devam ederken, zaman içerisinde farklı ilmî disiplinleri de kapsayan çok yönlü bir araştırma sahasına dönüşmüştür. Türklük bilimi çalışmaları, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden itibaren sadece Türk coğrafyasında değil, komşu ve etkileşim içindeki bölgelerde de ilgi görmeye başlamış, bilhassa tarihî metinlerin derlenmesi, sözlük ve gramer kitaplarının hazırlanması gibi faaliyetler ile zamanla disiplin niteliği kazanmıştır. Bu çalışmalar, Türk dilinin zengin kültürel mirası ve etkileşim alanlarının genişliği sayesinde farklı milletler ve diller arasında köprüler kurmuştur. Türklük bilimi çalışmalarında, siyasi ve toplumluk şartlardan etkilense de bilhassa Türkiye ile tarihî ve coğrafi etkileşim içinde olan ülkelerden biri de Ermenistan’dır. Türkler ile Ermeniler arasında yüzyıllarca süren etkileşimler, Türkçeye olan ilgilerini bilhassa dil bilimi ve sözlük bilimi çalışmaları aracılığıyla göstermiştir. Bu dönemde Osmanlı coğrafyasındaki çok dilli toplum yapısının bir sonucu olarak Ermenilerin Türkçeyi günlük yaşamlarında yoğun biçimde kullanmaları, Ermeni harfli Türkçe metinlerin yaygınlaşması nedeniyle Türk dilinin yapı hususiyetlerine dair ilgiyi arttırmış ve erken dönem Türklük bilimi faaliyetlerine zemin hazırlamıştır. Bu çerçevede, Ermenistan Bilimler Akademisi başta olmak üzere çeşitli akademik kurumlar bünyesinde Türk dili ve kültürü üzerine ilmî araştırmalar yapılmaya başlanmış; sözlük çalışmaları, edebî metin incelemeleri, dil tarihi, fonetik araştırmalar ve Türk lehçeleri öne çıkmıştır. Günümüzde Ermenistan’da Türkiye ile diplomatik ilişkilerin mahdut olmasına rağmen, kültürel ve ilmî düzeyde Türk dili ve edebiyatı üzerine yapılan çalışmalar devam etmektedir. Dolayısıyla, Türklük bilimi, sadece bir dil ve tarih araştırması alanı olmanın ötesinde, geçmişten günümüze ilmî üretkenliğini koruyan, çok katmanlı bir etkileşim ve bilgi alanı olarak önemini sürdürmektedir. Bu duruma binaen bu çalışma, Ermenistan’da Türklük bilimi alanının tarihî gelişimini ve güncel durumunu inceleyerek bu çalışmaların Türk dili ve kültürü araştırmalarına özgün katkılarını değerlendirmeyi, ayrıca siyasi ve akademik iş birliği ile kültürel diyaloğun gelişimine nasıl zemin hazırlandığını ve böylece Türklük bilimi disiplininin çeşitliliğini anlamak ve gelecekteki araştırmalara rehberlik etmek amacını taşımaktadır.