VAROLUŞSAL BİR EYLEM OLARAK BEKLEMEK: DAZAI OSAMU’NUN“MATSU” ÖYKÜSÜ İLE SAMUEL BECKETT’IN GODOT’YU BEKLERKEN OYUNUÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA
Doğu Dilleri Dergisi, cilt.11, sa.1, ss.88-98, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 11 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.61134/audodilder.1960260
- Dergi Adı: Doğu Dilleri Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: MLA - Modern Language Association Database
- Sayfa Sayıları: ss.88-98
- Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
ÖZET
Bu makale, Japon yazar Dazai Osamu’nun “Matsu” (Beklemek) adlı küçürek öyküsü ile İrlandalı yazar Samuel Beckett’ın Godot’yu Beklerken adlı tiyatro eserini karşılaştırmalı edebiyat bakışıyla ele almaktadır. Her iki eser de İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı toplumsal yıkım ve bireysel yabancılaşma ortamında “beklemek” eylemi üzerinden insanın varoluşsal durumunu konu eder. 1942 yılında Josei adlı dergide yayımlanan “Matsu” adlı öyküde, Dazai Osamu’nun genç kadın kahramanı, savaşın gölgesinde kimi ve neden beklediğini bilmeden yaşamı anlamlandırmaya çalışırken, ilk kez 1953 yılında tiyatro sahnesinde seyircilerle buluşan Godot’yu Beklerken’de Samuel Beckett’ın karakterleri, anlamsız diyaloglar içinde adeta beklemenin kendisini varoluş nedeni haline getirir. Dahası, İkinci Dünya Savaşı’nda karşı cephelerde savaşmış iki ülkenin edebiyatındaki beklemek eyleminin, savaşın karşısında insanların hem bireysel çaresizliği hem de yaşama bağlılığı aynı anda barındıran bir insani deneyim olarak kullandığı çıkarımı yapılmıştır. Neticede tüm savaşlar, her taraf için ölüm getirirken hem savaş sırasında hem de savaşın bitmesinin ardından bireysel yalnızlaşma, anlam kaybı, güvensizlik hissi gibi psikolojik sorunlara yol açan durumlar dikkate alındığında, özünde savaşın kazananının olmadığı görülür. Bu durumu en iyi anlatan sanatlardan biri de yarattığı empati duygusuyla yazınsal eserlerdir. Bir tür kolektif hafıza işlevi gören yazınsal eserlerde okur, geçmişte yaşananları canlı bir şekilde duyumsayabilir, karakterlerin yaşantıları üzerinden onlarla empati kurabilir, böylece olası benzer durumlar karşısında sergileyici tavır için bu söz konusu eserlerden bir şeyler öğrenebilir. Bu makalede ele alınan “Matsu” (Beklemek) ve Godot’yu Beklerken, hem savaşın ilk bakışta görülmeyen yıkıcılığını hem de yazınsal eserlerin insanı anlamadaki işlevini göstermesi açışından örnek eserlerdir.
Anahtar Kelimeler: Dazai Osamu, Samuel Beckett, Matsu, Godot’yu Beklerken, İkinci Dünya Savaşı.