Kamu Bütçesinde Yapı-Araç Uyuşmazlığı: Kuramsal Analiz


Creative Commons License

AKBEY F.

Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları, ss.18-40, 2014 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2014
  • Dergi Adı: Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları
  • Sayfa Sayısı: ss.18-40

Özet

Bütçe teorisi, yirminci yüzyıla geleneksel bütçe dahil, tam altı bütçe sistemi sığdırmıştır. Ortalamada yaklaşık her onyedi yılda bir yeni bütçe sistemi anlamına gelen bu durumun esas itibariyle üç nedeni vardır: Birincisi, “bütçe hakkı” kavramının bu yüzyılda, ekonomik konjonktürdeki değişimlere duyarsız biçimde ve maliye politikası hakkı aleyhine, katı yorumlanmasıdır. İkincisi, bu yanlış yorumda ve liberal söylem kaynaklı klasik bütçe ilkelerinde ısrar edilmesi sonucu, kamu bütçesinde görülen yapı, araç ve amaç uyuşmazlıklarıdır. Bu uyuşmazlıklar “tek bütçe sistemi baskısında” cisimleşmiş ve bu yüzden ekonomik öncelikler değiştikçe, bütçe sistemleri de değişmiştir. Üçüncüsü ise, bahsedilen uyuşmazlıkların yapısal biçimde ele alınmaması ve bu yüzden bütçe sistemlerinin ekonomik konjonktürü takip etmekte geç kalması anlamında ortaya çıkan “sistemik gecikme”dir. Sürecin nihai merhalesi olan Performans Esaslı Bütçeleme de bu uyuşmazlıkları yapısal olarak kavrayamadığı için, kuramsal açıdan ve uygulamada sorunlara sebep olmaktadır.

Throughout twentieth century, the budgetary theory has exhausted six budgeting systems including the Classical one. This means one budgeting system per about seventeen years in average, and there were three main causes of these rapid changes: First, the concept of “power of purse” has been evaluated rigidly against the “power of fiscal policy”, in contrast to transformations in economic conjuncture. Second, as a result of insistence on this rigid evaluation, and on classical liberal budgetary principles, there have arisen discrepancies between budgetary structures, means and goals. These discrepancies have been reflected by “one budget constraint”, and thus, budgeting systems have been changed along with economic priorities. Third, due to these discrepancies that hadn’t been handled structurally, “systemic lags” have emerged in terms of tardiness of budgeting systems in following economic conjuncture.