Sözün Tözü Şiirin Cevheri: Mazmûn


Creative Commons License

DAĞLAR A.

HİKMET - Akademik Edebiyat Dergisi [Journal of Academic Literature], cilt.3, ss.49-68, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 3 Konu: 6
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: HİKMET - Akademik Edebiyat Dergisi [Journal of Academic Literature]
  • Sayfa Sayıları: ss.49-68

Özet

Genel anlamda düşünce dünyâsı, varlık alanında yer alan cisim sâhibi her şey hakkında olduğu gibi, san‘at eserlerinin de ilk özü yani cevherine dâir bazı fikir ve teoriler ortaya koymuştur. Anlam dünyâsı ile kurduğu ilişkilerin niteliğine bağlı olarak, ses ve söz san‘atları arasında önemli bir yer tutan şiirin oluşum sürecinin ilk noktasındaki özün niteliği ya da şiirin nasıl bir cevherden türediği hakkında çeşitli fikirler ileri sürülmüştür.

İslâm şiir geleneğinin şuûraltı temelinde de geniş bir yer tutan tasavvuf nazariyâtına göre, genel olarak varlığın en temel ilk cevheri, Allâh’ın kendi zâtından yaratmış olduğu Hakîkat-ı Muhammediyye’dir; sonraki süreçte ma‘nâ ve şekil bilgileri sâbitlenerek Levh-i Mahfûz’a kaydedilmiş olan her varlığın ondan türediği kabûl edilmiştir. Bu minvâlde, şiirin lafzî/sözel cisminin aslî cevherinin Levh-i Mahfûz’da saklı olduğunu kabûl eden dîvân edebiyâtı geleneği, cevher terimini farklı kelimelerle oluşturduğu terkîb ve kombinasyonlarda dile getirmekle birlikte, sözün özü ya da tözü bağlamında mazmûn kelimesi ile de bir arada kullanmaktadır.

Bu makâle, “Dîvân şiiri dünyâsında A‘yân-ı Sâbite’si (değişmez sâbit görüntüler) Levh-i Mahfûz’da yer alan kelâm/şiir cevherlerine mazmûn denir.” temel fikir ve iddiâsı üzerine kurulmuştur. Ana fikir, çoğunluğu tasavvuf literatürünün klâsik kaynaklarından ve dîvân şiirinden yapılan örnek metin alıntıları ile desteklenmeye çalışılmıştır. Ayrıca, iddiâyı destekleyeceği düşüncesiyle, son dönem şâirlere âit manzûm ve mensûr metin örneklerine yer verilerek gelenekle bir bağ kurulmuştur.

In the general sense, the world of thought has revealed some ideas and theories about the first essence, that is, the substance of the artworks, as well as about everything in the field of being. Depending on the nature of the relationships which are established with the world of meaning, various ideas have been put forward about the nature of the essence in the first point of the formation process of poetry, which holds an important place between the sound and verbal arts, or the essence which constructs the poetry.

According to Sûfî theory, which has a large place on the basis of the Islamic poetry tradition, the most basic essence of existence in general is the Hakîkat-ı Muhammediyye that Allah created from his own; in the later process, all the things recorded in Levh-i Mahfûz were accepted as being created from him by ascertaining the knowledge of the form and meaning. The tradition of dîvân literature, which accepts that the essential substance of poetic lyrical/verbal substance is kept in Levh-i Mahfûz, expresses the term of essence in abstractions and combinations with different words, but also in combination with the word mazmun, in the context of the essence or substance of word.

This article is based on the fundamental idea and the claim that “In the world of dîvân poetry, essence of word/poem, whose A‘yân-ı Sâbite (unchanging stable images) is in Levh-i Mahfûz is called mazmûn.”. The main idea is to be supported by sample text citations from the classical sources of the Sûfî literature and the divan poetry. In addition, a connection with tradition has been established by giving examples of poetry and prose of the recent period poets considering that these examples will support the claim.