AZERBAYCAN SÖZLÜ KÜLTÜRÜNÜN SENTEZ JANRI MEYXANA ÜZERİNE KISA BİR İNCELEME


Creative Commons License

Kerimov R.

International Journal of Interdisciplinary and Intercultural Art , cilt.4, ss.129-137, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 4 Konu: 8
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.29228/ijiia.87
  • Dergi Adı: International Journal of Interdisciplinary and Intercultural Art
  • Sayfa Sayısı: ss.129-137

Özet

Söz söyleme sanatının önemli özelliklerinden biri de karşılıklı atışmaların doğaçlama söylenebilmesidir. Spontane verilen bir ayak üzerine, belli kriterler çerçevesinde cevap oluşturup kafiyeye uydurmanın kolay olmadığı açıktır. Bu bağlamda, Azerbaycan folklorik unsurlarından meyxana sanatı, son zamanlarda sözlü halk edebiyatıyla ilgili araştırmaların odak noktalarından biri haline gelmiştir. Meyxana, bir veya iki kişinin belirli bir konu üzerine hazırlıkları olmadan, anında doğaçlama yoluyla mizahi unsurlar içeren küçük kafiyeli dörtlükler söyledikleri bir diyalogdur. Böyle bir karşılıklı diyalog biçimine deyişmə (atışma) denir. Emprovizasyon söylenilen bu söz sanatı, birçok edebiyatçı tarafından “söz mucizesi” olarak değerlendirilmiştir. Meyxana fenomeni iki temel boyuttan bakılabilir. Bunlardan biri halk gösterilerinden epizotlar sergileyen performans boyutu, ikincisi klasik doğu şiiri unsurları içeren poetik yapıdır. Bu unsurların müzik ve ritmik çalgılar eşliğinde söyleniyor olması, meyxana’ya farklılık kazandıran bir diğer etkendir. Sovyetler yönetimi döneminde, “sokak kültürü” olarak nitelendirilen meyxana, güçlü ideoloji makinesinin baskısına rağmen insanların kültürel mirasına gölge düşürememiş, meyxana sevenlerinin dillerinde söylenmeye devam etmiştir. Bugün Bakü ve çevresindeki köylerde icra edilen en yaygın folklorik unsurlardan biri olan bu söz sanatına her geçen gün ilgi arttığı görülmektedir. Günümüze değin özelliklerini koruyabilen ve kuşaktan kuşağa aktarılan meyxananın yeterince takdir edilmesinde bir boşluk olduğunu, bu anlamda yeterli bir anlayış düzeyinin henüz sağlanamadığı gözlemlenmektedir. Bu bakımdan konuya yönelik çalışmaların az olduğu nedeniyle, kaynakların artması önem arz etmektedir. Nitel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada literatür taraması ile veri toplama yolu seçilmiştir.