Reklam etiği bağlamında çocuklara yönelik reklamlar: Çocuk giyim markaları üzerine bir araştırma


Gölgeli K., Kumlu G.

Proceedings of the 5th Bilsel International Kibyra Scientific Researches Congress, Burdur, Türkiye, 5 - 06 Temmuz 2025, ss.369, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Burdur
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.369
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Günümüzde yapay zekâ araçları; eğitimden iletişime, sağlıktan günlük yaşama kadar birçok alanda hızla

yaygınlaşmaktadır. Özellikle ChatGPT, sohbet botları ve diğer yapay zekâ tabanlı uygulamalar, çocukların

yaşamlarına erken yaşlarda dahil olmakta; bu durum, çocukların gelişimsel, sosyal ve psikolojik boyutları

üzerindeki tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, yapay zekâ destekli teknolojilerin çocuklar

üzerindeki olası potansiyel etkilerini ebeveyn bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda,

nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgubilim) deseni çerçevesinde beş çocuğun ebeveyniyle yarı

yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş ve derinlemesine yüz yüze görüşme tekniğiyle veriler toplanmıştır.

Elde edilen bulgular, ebeveynlerin hem olumlu hem de olumsuz görüşler bildirdiğini ortaya koymuştur. Olumlu

bakış açısına sahip ebeveynler, yapay zekâ teknolojilerinin çocuklara bireyselleştirilmiş öğrenme fırsatları

sunduğunu belirtirken; olumsuz bakış açısına sahip ebeveynler, bu tür uygulamaların çocukların bilişsel

gelişimini zayıflatabileceğini, hazır bilgiye dayalı öğrenmenin düşünsel tembelliğe yol açabileceğini ve yaratıcı

düşünme becerilerini köreltebileceğini ifade etmiştir. Tüm ebeveynlerin ortak en büyük endişesi ise etik,

mahremiyet ve kişisel verilerin korunması konularına yöneliktir. Katılımcılar, bu tür uygulamalarda çocukların

verilerinin nasıl işlendiği, depolandığı ve kullanıldığına dair ciddi kaygılar taşımaktadır. Ebeveynler hem

kendilerinin hem de eğitmenlerin çocukları yapay zekâ teknolojilerinin avantajları ve riskleri konusunda

bilinçlendirmesi gerektiğini vurgulamış; yaşa uygun içerikler, filtreleme sistemleri ve açık iletişimle bu

teknolojilerin zararlarının en aza indirilebileceğini ve çocukların bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini

ifade etmiştir.