Küresel Yönetişim Ekseninde Uluslararası Sivil Toplum Örgütleri (İktidar İlişkileri Bağlamında Eleştirel Bir Yaklaşım)


Creative Commons License

AKBEY F. , SARAÇ Ö.

TÜRK İDARE DERGİSİ, ss.215-242, 2005 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2005
  • Dergi Adı: TÜRK İDARE DERGİSİ
  • Sayfa Sayısı: ss.215-242

Özet

1980 sonrası kapitalizmin geçirdiği dönüşüm; iktisadi, politik ve sosyo-kültürel yapı ve süreçlerde yadsınması imkansız değişimlere yol açmıştır. Yaşanan dönüşümün temelinde ise, bilgi teknolojisindeki ilerlemeler ön plana çıkarılmış ve teknolojik gelişmelere determinist bir özellik atfedilmiştir. Ancak, determinist bir özellik taşımamakla birlikte, bilgi teknolojisindeki ilerlemeler birikim sürecini ve bu sürecin dinamiklerini ulus devlet düzleminden bağımsızlaştırmıştır. Ayrıca, birikim süreci kendisini yeniden üretecek aktörleri farklı biçimlerle tanımlayarak bu aktörler arasındaki iktidar ilişkilerini de mevcut hukuki ve politik çerçeveyi zorlayacak biçimde dönüşüme uğratmış ve bu dönüşüm, küreselleşme olgusunun bir bileşeni olarak ifadesini bulmuştur.  

Küreselleşme sürecinde iktidar ilişkilerinde yaşanan dönüşüm, bir kararalma yöntemi olarak yönetişimin ön plana çıkmasını zorunlu kılmıştır. Çünkü, yeniden tanımlanan aktörler arasına çokuluslu şirketler ve uluslararası sivil toplum örgütleri de katılmıştır. Dolayısıyla, eski kararalma yöntemleri ile yeni aktörlerin kararalma süreçlerine dahil edilmesi imkansız olacağından yeni bir nosyona ihtiyaç duyulmuştur: küresel yönetişim. Bu açıdan bakıldığında; süreç, iktidar ilişkileri ve aktörler arasında karşılıklı olarak birbirini tanımlama ve yeniden üretme biçiminde görülen ilişkiler ağının giderek karmaşıklaştığı görülmektedir. Çalışmanın amacı da bu karmaşık ilişkiler bütününe açıklık getirmektir.

Bu kapsamda çalışma üç bölümden oluşmaktadır;

Birici bölümde amaç, yönetişim kavramının kökeninin ve yönetimden farklı olarak içeriğinin tespitidir. Bu kapsamda, “birikim-küreselleşme-yönetişim” ilişkisi analiz edilmekte ve hiyerarşik akıl yürütme şeklinin hakim olduğu yönetimden, katılımcı anlayışın yüceltildiği yönetişime doğru olan sürecin unsurları ele alınmaktadır.      

İkinci bölümün amacı, küresel yönetişim sürecinde yer alan aktörlerin ve bu aktörlerden biri olan uluslararası sivil toplum örgütlerinin konumunun sorgulanmasıdır. Özellikle bu örgütlerin süreçteki diğer aktörlerle -ulus devletler, uluslararası kuruluşlar, çokuluslu şirketler- ile olan ilişkileri yapı sökümüne uğratılmaktadır. Bu sayede, ileri sürülecek eleştirel yaklaşımın kuramsal arka planı oluşturulmaktadır. 

Çalışmanın asıl vurgusunu oluşturan üçüncü bölümde ise, uluslararası sivil toplum örgütlerinin iktidar ilişkilerinde meydana getirdiği dönüşüm incelenmekte ve bu bağlamda siyasetin başat aktörleri arasındaki iktidar dağılımının yönü ortaya konmaya çalışılmaktadır. Böylelikle, demokrasi, yönetişim, katılım, çoğulculuk gibi kavramların ortak paydası olarak sivil toplum algısı ve kurumlarının beyinlere yüklediği pozitif içeriğin etkisiyle yaratılan pluralist ve teknik illüzyona dikkat çekilmektedir.