Tedvin Dönemi Fıkıh Usulü Eserlerinde Şer'î Hüküm Teorisine Bir Bakış


Creative Commons License

gürkan m.

Bilimname, cilt.0, sa.55, ss.201-229, 2026 (ESCI, TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 0 Sayı: 55
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.28949/bilimname.1816450
  • Dergi Adı: Bilimname
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), ATLA Religion Database, Index Islamicus, MLA - Modern Language Association Database, Religion and Philosophy Collection, TR DİZİN (ULAKBİM), MLA International Bibliography, Academic Search Ultimate (EBSCO)
  • Sayfa Sayıları: ss.201-229
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu araştırma, tedvin dönemi diye isimlendirilen h. IV. ve V. asırlar içerisinde telif edilen fıkıh usulü eserlerinde şerî hüküm konusunu ele almaktadır. Fıkıh usulünün, başlangıçta sözlü olarak teşekkül etmeye başladığı, zamanla yazıya geçirildiği ve içerdiği konuların belirli bir sistematik içerisinde telif edildiği genel bir kabuldür. Ancak diğer bir genel kabul de şudur ki; hiçbir ilmi disiplinin başlangıçta konuları ve kavramları ile bir bütün ve noksansız olarak ortaya çıkmadığıdır. Her bir ilmi disiplin tarihi süreç içerisinde mahiyetini oluşturarak gelişmiş, yapısını tamamlamıştır. Fıkıh usulü ilmi de tarihi süreç içerisinde içerik, kendine özgü kavramlar ve sistematiği ile müstakil bir ilim dalı halini almış olup eş zamanlı bir şekilde fıkıh ilmi ile yakın bir ilişki içerisinde olmuştur. Fıkıh usulü ilminin temel dört konusundan birisi de şerî hüküm ve kısımlarından oluşmaktadır. Bu araştırma sadece genel bir yaklaşımla, tedvin dönemi fıkıh usulü eserlerinde bir bütün olarak şerî hükmün kısımları, çeşitleri, kısım ve çeşitlerin kavramlaşma süreci hususlarını muhtevidir. Araştırmaya konu olan fıkıh usulü eserlerinin seçiminde, fıkıh usulü yazım metotları esas alınmayıp müelliflerin mensup olduğu fıkhi mezhepler esas alınmıştır. Konu, sünnî fıkıh mezhepleriyle sınırlı tutulmamış olup sünnî olarak adlandırılmayan mezhep mensubu müelliflerin usül eserleri de araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma neticesinde; fıkıh usulü ilminin konularının, şerî hüküm de dahil olmak üzere tarihi süreç içerisinde teşekkül ettiği, konunun belirli bir bütünlük ve sistematik içerisine girmesinin zamana yayıldığı, şerî hüküm çeşitlerinin yer verildiği başlıklar başlarda farklı iken zamanla bu hususta da bir bütünlük sağlandığı, konuya ilişkin kavramlarda görüş birliğine gidildiği vb. sonuçlara ulaşılmıştır.
This research examines the subject of Sharia rulings in works of Usul al-fiqh composed during the 4th and 5th centuries, known as the Tadwin period. It is a traditional practice that Usul al-fiqh initially began as an oral form, was eventually written down, and its topics were systematically compiled. However, another traditional practice is that no scientific discipline initially emerged as a whole and complete entity. Each scientific discipline has developed and completed its structure throughout history, establishing its essence. Usul al-fiqh has also become an independent branch of science with its own content, unique concepts, and systematics, and has simultaneously maintained a close relationship with the science of fiqh. One of the four fundamental subjects of Usul al-Fiqh (Islamic jurisprudence) consists of Sharia rulings and their parts. This research, taking a general approach, covers the sections, types, and conceptualization processes of Sharia rulings as a whole in Usul al-Fiqh works from the Tadwin period. The selection of Usul al-Fiqh works for the study was based not on Usul al-Fiqh writing methods but on the legal schools to which the authors belonged. Furthermore, the topic was not limited to Sunni schools of jurisprudence; works on Usul al-Fiqh by authors from schools not designated as Sunni were also included. The research concludes that the subjects of Usul al-Fiqh, including Sharia rulings, developed over time. The integration of the subject into a certain unity and systematic structure took time. While the subject headings covering the types of Sharia rulings were initially distinct, they gradually became more integrated. The results have been reached.