5.Güzel Sanatlar, Havacılık ve Uzay Bilimleri Sempozyum ve Sergisi, Kayseri, Türkiye, 18 - 19 Aralık 2025, ss.1-8, (Tam Metin Bildiri)
Sivil ve askeri havacılık
sektörleri, modern toplumların ulaşım, güvenlik ve lojistik faaliyetlerinde
vazgeçilmez bir konuma sahiptir. 2023 yılında 35.3 milyon planlı ticari uçuş gerçekleşmiştir[1].
Ortalama sayıda sefer yapan bir uçağın uçuş süreleri göz önüne alındığında,
uçakların bazı özel koşullara dayanıklı olması beklenir. Uçakların dış
yüzeyleri ve yük taşıyan metal bileşenleri, sürekli olarak nem, tuz, sıcaklık
değişimi ve mekanik gerilim gibi zorlu çevresel faktörlere maruz kalmaktadır.
Bu durum, özellikle yüksek dayanımlı alüminyum alaşımlarında yaygın görülen
korozyon problemini daha da önemli hale getirmektedir. Atmosferik şartların ne denli zorlayıcı olduğu
ve kazalara sebebiyet verebildiği göz önüne alınırsa uçuş emniyeti uçaklar için
ilk aranan nitelik olmalıdır[2]. ICAO (International Civil Aviation
Organization)’a göre uçuş emniyeti açısından birçok faktör etkilidir[3]. Bunlar
içerisinde ilk dikkate alınması gereken en önemli faktör malzeme seçimidir.
Günümüzde hava araçlarında modern kompozitlerin kullanımının artmasına karşın
Alüminyum(Al) alaşımları sıklıkla(%80) kullanılmaya devam etmektedir[4]. Al
alaşımları, yüksek özgül dayanım özelliğinden dolayı havacılık alanı için
tercih sebebidir[5]. Ancak Al alaşımlarının dinamik yükler altında mikro
çatlaklar oluşturması korozyon performansını olumsuz etkilemektedir[6]. Al
alaşımlarının korozyon direncini artırmak için günümüzde endüstride kullanılan
Cr⁶⁺ içeren sarı kromat kaplamalar etkin bir koruma sağlasa da toksik ve
kanserojen içerikleri nedeniyle çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk
oluşturmaktadır. Bu nedenle daha çevreci, güvenli ve yüksek performanslı
kaplama alternatiflerinin geliştirilmesi sektörel bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Bu çalışmada, havacılık sektöründe yaygın kullanılan Al 6061 alaşımının
korozyona karşı direncini artırmak amacıyla manyetik alanda sıçratma (Magnetron
Sputtering) yöntemiyle TiN ince film seramik kaplamalar uygulanmıştır. PVD (Physical
Vapor Deposition) yöntemiyle elde edilen TiN kaplamalar, yalnızca işlevsel
dayanımıyla değil, aynı zamanda kozmetik görünümüyle havacılık
ve sanat dünyasında dikkat çeken bir estetik sunar. Hazırlanan numuneler TiN kaplama sonrası SEM, EDX ve
AFM analizleri ile karakterize edilmiştir. Korozyon davranışları
potansiyodinamik deneyler ile araştırılmış ve kaplamasız numunelere kıyasla TiN
kaplamalı numunelerin daha yüksek korozyon direncine sahip olduğu
belirlenmiştir.