Temsil Edilemeyenin Mekanı Olarak Ekran Dışı Uzay-Zaman


Creative Commons License

Köprü M.

SineFilozofi, cilt.1, ss.241-256, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

Özet

Sinemacılar, kültürel, ideolojik ya da en genel anlamıyla dünyevi olarak güdülenmiş imgelerle çalışmak zorundadırlar. Çünkü işlemek için kullandıkları hammadde fotografik bir gerçekliğe sahiptir ve bu, duyumsanan dünyanın gerçekliğidir. Yaşanan gerçekliğe duyulan bu zorunlu ihtiyaç, başka bir anlamın inşasının peşinde olan yönetmenlerin ekran dışı uzay-zamanı özgün yaklaşımlarla ve Deleuzecü anlamdaki ‘virtüel’ amaçlarla kullanmaya itmiştir. Onlar, anlamın ve hakikatin peşindeki sinematik yolculuklarına gösterdikleri kadar göstermedikleri ile de devam etmişlerdir. Fotografik gerçekliğin giremediği ama düşüncenin girebildiği yerleri, ya da Kantçı anlamdaki ‘imajsız düşünceleri’, görünmeyen uzay-zamanın olanaklarıyla anlığa düşürmüşlerdir. Böylece, geleneksel devamlılık sisteminin sahte bir diegetik süreklilik hissiyle donattığı çerçeve dışını, temsil ötesi bir maveraya dönüştürmüşlerdir. Kültürel uzlaşımların, ideolojinin ya da mevcut gösterge sistemlerinin dışındaki mutlak dışarının kapısını, ekrana yansıtmadıkları imgeler yoluyla aralamışlardır.