GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI GELİŞEN ÇOCUK HASTALARDA PLAZMA RUKSOLİTİNİB DÜZEYLERİ VE FARMAKOKİNETİK ÖZELLİKLERİ


Yılmaz E., Kurbanova S., Tellioğlu Sarıaslan M., Koçak Göl ., Gök V., Duman Saraçoğlu H., ...Daha Fazla

17. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi, Antalya, Türkiye, 17 - 19 Nisan 2025, ss.133-134, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.133-134
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Ruxolitinib (Rx), JAK aracılı STAT fosforilasyonunu inhibe ederek etki gösteren immünosupresif bir ilaçtır. Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından steroid dirençli akut ve kronik graft-versushost hastalığı (GVHH) tedavisi için onaylanmıştır. Rx’in kan düzeyinin izlenmesi, özellikle onkoloji hastalarında, çoklu ilaç kullanımına bağlı ilaç etkileşimleri veya ilaca bağlı organ fonksiyon değişiklikleri nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Bu değişiklikler, ilacın emilimini veya klirensini etkileyebilir (1,2). Literatürde, pediatrik hastalarda plazma Rx düzeylerini ölçmeye yönelik sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada GVHH tanısı alan çocuk hastalarda plazma Rx düzeyi ve Rx farmakokinetiğinin klinik verilerle korelasyonunun değerlendirilmesi amaçlandı.

Yöntem: Çalışmaya akut GVHH tanısı bulunan ve Rx tedavisi alan on hasta dahil edildi. Kan Rx konsantrasyonları kararlı duruma ulaştıktan sonra, kan örnekleri -tepe ve çukur düzeylerinde her bir hasta için toplamda 8 kez olmak üzere 4 hafta boyunca haftada iki kez alındı. Ayrıca, tüm klinik ve laboratuvar verileri, sistematik bir şekilde ‘Hasta Takip Formu’na kaydedildi. Bu örnekleme süreci dört hafta boyunca aynı protokol çerçevesinde sürdürüldü.

Bulgular: Hastalar, klinik durumları ve vücut ağırlıkları doğrultusunda günde iki kez 2, 3, 5 veya 10 mg dozlarında Rx kullanmakta idi. Hastaların Tablo 1’de demografik özellikleri ve ilaç kullanım dozları gösterilmiştir. Toplanan örneklerde medyan Rx çukur seviyesi 39,15 ng/mL (IQR: 29,90– 191,57) olarak belirlenirken, tepe seviyesi 163,47 ng/mL (IQR: 99,93– 266,03) olarak tespit edildi. Alınan Rx dozu ile çukur düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı (p = 0.037, rho = 0.427). Ancak bu ilişki tepe düzeyi ile doz arasında bulunamadı (p = 0.848, rho = 0.04). Ayrıca plazma Rx konsantrasyonu ile monosit, albümin ve total bilirubin düzeyleri arasında da anlamlı bir ilişki mevcuttu (sırasıyla, p = 0.041, rho = 0.389; p = 0.006, rho = 0.504; p = 0.007, rho = 0.501). Diğer karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile monosit dışı tam kan sayımı sonuçlar ile çukur ve tepe düzeyleri arasında anlamlı korelasyon bulunmadı.

Tartışma: Bu çalışma, akut GVHH'li pediatrik hastalarda Rx farmakokinetiğini değerlendirmek amacıyla yapılan ikinci çalışmadır, erişkin hastalarda ise literatür taramamıza göre sadece bir çalışma mevcuttur (3). Bulgularımıza göre, plazma Rx konsantrasyonları hastalar arasında belirgin bireysel farklılık göstermektedir. Rx konsantrasyonu ile bazı hematolojik ve biyokimyasal parametreler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptandı. Özellikle albümin ve total bilirubin düzeyleri ile çukur seviyeleri arasındaki korelasyon, ilacın hepatik metabolizmasının önemini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, bazı hastalarda gözlenen beklenmedik dalgalanmaların nedeni, ilaç etkileşimleri, emilim farklılıkları, GVHH organ tutulum bölgesi veya bireysel metabolik değişkenlikler olabilir. Yapılan pediatrik GVHH çalışmasında özellikle 2 yaş altındaki çocuklarda ilacın daha hızlı atıldığı ve daha düşük ilaç dozu maruziyeti sağladığı gösterilmiştir (4). Sonuç olarak, pediatrik GVHH hastalarında Rx’in farmakokinetik özellikleri değişkenlik gösterebilir ve bireyselleştirilmiş doz ayarlamalarına ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle, terapötik ilaç düzeyi ve klinik parametrelerin dikkatle izlenmesi, tedavi başarısı ve yan etki profilinin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynayabilir.