Resveratrol, Kortikosteron ile Oluşturulan Depresyon Modelinde Hipokampal UDG azalmasını ve DNA Hasarını Önler


Tan B., Baştürk M. Ö.

50. ULUSAL FİZYOLOJİ KONGRESİ, Antalya, Türkiye, 12 - 16 Kasım 2025, ss.54-55, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.54-55
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ: Bu çalışmada kortikosteron uygulaması ile depresyon modeli oluşturulan sıçanların hipokampüsünde azalmış uzun dönemli güçlenme (UDG) yanıtlarının ve depresyona bağlı olarak gelişen DNA hasarının SIRT1 aktivatörü resveratrol tedavisi ile önlenip önlenemediği araştırıldı.

YÖNTEMLER: Çalışma, 24 adet erkek sıçan ile gerçekleştirildi. Sıçanlar kontrol, depresyon, depresyon+resveratrol ve resveratrol olmak üzere 4 gruba ayrıldı. Derpresyon modeli PN.39-60 günler arasında 21 gün süresince intraperitonal korikosteron (40 mg/kg) enjeksiyonu ile oluşturuldu. Resveratrol tedavisi (20 mg/kg), kortikosteron enjeksiyonundan bir saat önce intraperitoneal olarak uygulanmıştır. UDG, mediyal perforan yolağın yüksek frekanslı uyarı ile uyarılmasına yanıt olarak dentat girus granül hücre tabakasından kaydedildi. UDG yanıtları eksitatör post-sinaptik potansiyel (EPSP) eğimi ve popülasyon sivri potansiyel (PS) genliği olarak değerlendirildi. Hipokampal DNA hasarı “comet testi” yöntemiyle analiz edildi.

BULGULAR: Depresyon grubu sıçanların hipokampüsünde hem EPSP eğimi hem de PS genliği kontrol grubu sıçanlara göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p <0,05). Deresyon+Resveratrol grubu sıçanların EPSP eğimi ve PS genliği depresyon grubu sıçanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p < 0,05). Kontrol, resveratrol ve depresyon+resveratrol grubu sıçanların EPSP eğim ve PS genlikleri arasında anlamlı farklık bulunmadı (p > 0,05). Depresyon grubu sıçanlarda hipokampal DNA hasarı kontrol grubu sıçanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p < 0,05). Deresyon+Resveratrol grubu sıçanların DNA hasarı depresyon grubu sıçanlara göre anlamlı düzeyde düşük bulundu (p<0,05). Kontrol, resveratrol ve depresyon+resveratrol grubu sıçanlarda DNA hasarı için anlamlı farklık bulunmadı (p>0,05).

SONUÇ: Resveratrol tedavisi, kortikosteronla oluşturulan depresyon modelinde hem hipokampal sinaptik plastisiteyi hem de DNA bütünlüğünü koruyarak, SIRT1 aracılı mekanizmalar üzerinden nöroprotektif etki göstermiştir. Bu bulgular, resveratrolün depresyona bağlı nörobiyolojik bozuklukların önlenmesinde klinik olarak değerlendirilebilecek potansiyel bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir (Proje kodu: 124S327). Anahtar Kelimeler: Depresyon, Resveratrol,UDG