Sağlık Turizmi Kapsamında Speleoterapi Uygulamalarının İncelenmesi


Acar L., Çalhan H.

18. Uluslararası Başkent Sosyal, Beşeri, İdari ve Eğitim Bilimleri Kongresi, Ankara, Türkiye, 12 - 14 Temmuz 2026, ss.663-673, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.663-673
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Speleoterapi alternatif tedavi yöntemleri arasında yer alan, tamamlayıcı ve özellikle solunum yolu hastalıklarında destekleyici etkileri ile değerlendirilen bir uygulamadır. Speleoterapi, mağara ortamının kendine özgü mikroklimatik özelliklerine dayandırılan tadavileri kapsamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı speleoterapi kavramını uluslararası literatüre dayalı olarak incelemek, sağlık turizmi açısından önemini ve Türkiye açısından speleoterapi uygulamalarının turizmdeki potansiyelini ortaya koymaktır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yaklaşımına dayanmaktadır. Bu kapsamda DergiPark, YÖK Ulusal Tez Merkezi, Google Scholar, PubMed ve Cochrane gibi ulusal ve uluslararası veri tabanlarında yer alan güncel bilimsel çalışmalar incelenmiştir. Çalışmada, speleoterapi kavramı, speleoterapinin kökeni, speleoterapi türleri ve speleoterapi uygulamalarının sağlığa faydaları litaratür çerçevesinde incelenmiştir. Speleoterapi uygulamaları; doğal speleoterapi, yapay speleoterapi (haloterapi/tuz odaları) ve yeraltı galeri/sanatoryum uygulamaları olmak üzere üç temel başlıkta ele alınmıştır. Speleoterapinin sağlığa faydaları; solunum sistemi açısından faydaları, dermotolojik açıdan faydaları, bağışıklık sistemi açısından faydaları, psikolojik açıdan faydaları ve yaşam kalitesi açısından faydaları şeklinde incelenmiştir. Literatür incelemesi sonucunda, speleoterapinin özellikle astım, KOAH, bronşit ve alerjik rinit gibi kronik solunum yolu hastalıklarında semptomların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini; ayrıca dermatolojik şikâyetler ve psikolojik iyi oluş üzerinde de olumlu etkiler gösterebileceğini göstermektedir. Tedavi kürlerinin hastanın klinik durumuna bağlı olarak belirli sürelerde uygulanmasının solunum fonksiyonlarında iyileşme ile ilişkili olabileceği ve yaşam kalitesine katkı sağlayabileceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak speleoterapi, birincil tedavi yöntemi olmaktan ziyade modern tıbbı destekleyici bir rehabilitasyon yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin sahip olduğu doğal mağara ve kaya tuzu kaynaklarının uygun entegrasyon ve standart protokolleri ile sağlık turizmi kapsamında değerlendirilmesinin son derece önemli olduğu belirtilmiş, Türkiye’nin turizmde speloeterapi açısından çok büyük potansiyele sahip olduğu vurgulanmıştır.