Avülse daimi santral dişin tedavisi ve klinik takibi


Creative Commons License

Kolayli S. N., Aydinbelge M.

30th International Congress of the Turkish Society of Paediatric Dentistry, Antalya, Türkiye, 17 - 20 Ekim 2024, sa.45, ss.209, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.209
  • Erciyes Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ: Dişin alveol soketinden tamamen çıkmasına avülsiyon denilmektedir. Bu travma türü genellikle periodonsiyumun çok esnek olduğu genç bireylerde görülür. Avülsiyon vakalarında prognozu; hastanın yaşı, dişin ağız dışında kaldığı ortam ve süre gibi çeşitli faktörler etkilemektedir.

OLGU RAPORU: Bisiklet kazası sonrası kliniğimize başvuran ve 11 numaralı dişi avülse, 12 numaralı dişi ekstrüze olan 10 yaşında erkek hasta, dişini travmadan 8 saat sonra kuru şekilde karton bardak içerisinde getirmiştir. Avülse olan diş öncelikle serum fizyolojik içerisine konulmuş bu sırada hastadan anamnez ve dental radyograflar alınmıştır. Lokal anestezi altında soket ve diğer dişler serum fizyolojikle yıkanmıştır. Bu sırada ağız dışında avülse dişe giriş kavitesi açılıp MTA ile doldurulup film alınmıştır. Hafif parmak basıncı ile 11 ve 12 numaralı dişler replante edilip yarı esnek splint ile sabitlenmişlerdir. Hastaya oral hijyen eğitimi verilip klorheksidin glukonat ve penisilin türevi antibiyotik reçete edilmiştir. Splint 2. hafta kontrolünde çıkarılmış, kontroller 2. Haftada, 4. Haftada 3-6. Aylarda ve 1. yılda yapılmıştır. Kontrol seanslarında replante edilen dişte inflamatuar kök rezorpsiyonuyla uyumlu rezorpsiyon alanları görülmüştür. 1 yıllık takip sonucunda klinik semptom vermeyen hastanın 11 numaralı dişinde MTA renklenmesi tespit edilmiştir.

SONUÇLAR: Gecikmiş ve elverişsiz koşullarda getirilen dişin replantasyonunun uzun vadedeki prognozu zayıf olarak görülmektedir. Bu tür vakalarda istenen sonuç alveoler kemik kaybını önlemek ve geçici olarak estetiği sağlamaktır. Vakamızda eksternal rezorpsiyon alanı 1 yıl sonunda sınırlı kalmış ve klinik olarak semptom görülmemiş sadece 11 numaralı dişte MTA renklenmesi görülmüştür. Erken müdahale, dişin uygun taşıma ortamlarında taşınması ve uygun tedavi protokolleri travma sonrası diş kaybının etkilerini azaltmada kritik öneme sahiptir.